|
İnsanımız, inanç özgürlüğü konusunda yeterli bilgiye sahip değil, Bir çok kişi, kendi görüşlerine uymayan inanç ve görüşlerin yasaklanmasını, hatta cezalandırılmasını gayet rahat bir şekilde isteyebilmektedir. Oysa, inanç özgürlüğü bazı karanlık aydınların hoşuna gitmezse de herkes içindir.
Anayasamız herkesin kanunlar önünde eşit olduğunu belirtilmesine rağmen, bazı kuruluşlar devlete bağlı olmalarına rağmen ayrı telden çalabilmektedirler.
Diyanet işleri Başkanlığı tarafından yayınlanan kitaplarda genellikle Hıristiyanlar büyük bir suçluymuş gibi gösterilip, Hıristiyanlarla mücadele etmenin bir vatandaşlık görevi olduğu konusunda halk kışkırtılıyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı, acaba hangi ülkenin Anayasasına dayanarak, bu iddiaları ileri sürmektedir? Diyanet, T.C. Anayasasından başka bir anayasa mı kullanıyor? Anayasayı bu kadar bilmelerini iddia ediyorlarsa neden uygulamıyorlar? Uyguluyorlarsa neden camiler birer terör yuvaları haline geldi? Neden din görevlileri kaba kuvvete özendiriliyor? Devletimizin güvenlik güçlerine mi güvenmiyorlar da kendileri halletme yoluna gitmek için eğitim alıyorlar?
Asırlardır dünyada din savaşları meydana gelmektedir. Bu savaşlar cehaletin açık bir göstergesidir. Cehaletin bir örneğini bir TV kanalının açık oturumunda izledik. Böyle bağnaz bir düşünceye sahip biri nasıl profesörlük yapabilir diye kendimize soralım?
Her gün gazetelerde T.C. Laik bir ülkedir deniyor. Bence Tam anlamıyla bir ülkenin Laik olabilmesi için Diyanet İşleri Başkanlığının bütçeden payı kesilmelidir. Ve din görevlilerine hiç bir şekilde maaş ödenmemesidir.
Allah’ın işini yapan kişiyi Allah bakamaz mı? Diyanet devlet bütçesinden pay alalamadığı handa Türkiye’de İslamiyet’in biteceğine inanıyorum.
|