Ana Sayfa Künye Biz Kimiz Bize e-posta gönderin Abonelik
İlginç Seri
Aktüel
Sizin Sayfanız
Gündem
Arşiv
Çeşitli Siteler
Kilise Adresleri

Merhaba Konuları

Babasının Kızı

Boyun Eğmek

Bozuk saat

Ne kadar Özgürüz

Hataları Bulmak Kolay

Tanrıyı Sevmek

Seni Bekliyorum

Dedikodu

İdam Suçmudur?

Ötenazi Kimin elinde?

İntihar Etmek

Savaşlar Neden?

İznik Konseyinde Neler Oldu?

 

 

 

 

 

 

 

 

Din mi?.. Yaşam mı?…

 

 Bugün komşumla dinler hakkında konuşuyorduk. Kendisi  dinlerin insanlar için  gerekli olduğunu savunuyordu. Tartışma öylebir boyuta geldiki, tartışma büyüyecek ve kavga çıkacaktı.

     Kendisine  aynanın karşısına geçmesini söyledim. Büyük bir kızgınlıkla ve merakla geçti. Öylece aynanın karşısında durdu ve düşünmeye başladı. 

     Kendisine sordum ne görüyorsun. Gayet kendinden emin bir ses tonuyla „

     Tabiki kendimi“ diye cevap verdi.

     O zaman kendisine...

     Ne güzel sen kendinigörüyorsun, peki insanlar dinlere baktıgı zaman neden kendini değilde başkalarını görüyor?“ her zaman başkalarının hatalarını aramakla zaman geçiriyor. Herkes benim dinim  en iyi ve son din diyerek karşısındakini neden hor görüyor? Oysa insanlar arasında ayrım yapmamız  gerekmiyormu? Tanrı insanda bu şekilde ayrım yapsaydı sence nasıl olurdu? Biz seninle burada oturamazdık ve konuşamazdın değilmi? Biz burada  birlikte konuşabiliyorsak demek bizi birleştiren  dinler değil insan olduğumuzdur. Aslında biz hangi milletten hangi ırktan olursak olalım bizi bir araya getiren bir güç bir sevgi var. Bu güç ve sevgi dinlerden kaynaklanmıyor. Bu Tanrıdan kaynaklanıyor. Dinler insanlar arasında ayrımcılık yaparken,  allah bu ayrımcılıgın olmadıgını söylüyor. Bu yüzden  ben diyorum insanlar dinlerin peşinde koşacağına  allahın pesinde koşsalar daha iyi olmazmı? Allahı tanısalar onun isteklerini bilseler  güzel olmaz mı? Allah hiç bir zaman kendisine körü körüne inanmalarından, peşinde koşmalarından hoşnut olmaz. Kendisini tanımalarını her zaman ister. Bu yüzden her insanın  kendisi araştırma yapmasını arzu eder. İnsanlar ne kadar araştırma yaparlarsa o kadar  allahı tanırlar aslında. Bu biraz zahmet ister. Oysa insalar her zaman kolay yolu seçer başkalarından duydukları onlara  zahmetsiz olduğu için hemen kabul ederler. Bu yüzden aslında  allahı tanımak yerine uzaklaşmayı  seçerler. Ve kendilerini dindar olarak gösterirler ve  kendilerinedeğil de başkalarına her zaman bakıp eleştiri yaparlar.

     Az önce sizi aynanın karşısına geçirmeye gelince  aynada kendinizi görmeniz gayet doğal tabiki. Kedimizi gördüğümüz zaman hatalarımızı düzeltiyoruz ve insanların karşışına düzgün bir şekilde çıkmamızı sağlıyor bu ayna. Şimdi ayna yerine  Tanrıyı koyduğumuzu düşünelim. Bizler Tanrıya baktığımız zaman kendimizi görmemiz gerekmezmi. Ona bakınca bizler  kendi durumumuzu görüyoruz.

     Onun karşışındaki durumumuz nedir. 'Bütün insanlar günahlı ve günahın ücreti ölüm“ derse ne yaparız? Ister istemez ölmemek için bazı araştırmalar yapmaya başlarız. Bu aslında şöyle „ hasta olduğumuzu  öğreniyoruz ve bu hastalıktan kurtulmak için  doktor aramaya benzer. Bir çok yakınımıza soruyoruz  senin bildiğin bir doktor  varmı? Herkes  duydukklarınla  sana yardımcı olmak için tavsiyelerde bulunur. Ama hiç biri emin değildir tavsiye ettiği doktordan. Çünkü oda  başkasından duymuştur. Bu yüzden ömrümüz  araştırma yapmakla geçer. Oysa bize hasta olduğumuzu söyleyene  danışmayı kimsedüşünmez.

     Bu yüzden insanlar  Dinlerin peşinde koşarak ne iyi bir insan olabilir ne de günahın cezasından kurtulabilir. Dinler her zaman  cezaları gösterir ama bu cezalardan nasıl kurtulabileceği konusunda bir bilgi vermez. Günahın küçüğü yada büyüğü olmaz, günah  günahtır  ve cezasıda dinlere göre ölümdür. Aslında dinler insanı ölüme gideceğini açık açık yazar.

     İnsanlar dinlerin peşinde gittiği sürece ölümede gitmiş oluyorlar. Bu yüzden ben diyorum  sen Allahın peşinde git. Seni yaratan Allah senin ölmeni istermi? Seni yarattığına göre seni seviyor demektir. Seni seven bir Tanrı senin ölmeni asla istemez. Bu yüzden  Tanrı bütün insanların ölmemesi için kendisini tanımaları için davet ediyor. İstersen dene

     Kaybedecek neyin olabilir ki, zaten dinlere göre günah yüzünden ölmeyecekmisin?. Sen bu yaşına geldin  dinlerin peşinde koştun  ama bu ölüm olayından kurtulamadın. En azından kalan ömrün boyunca Allahın peşinde koş ve onu tanı. Bak göreceksin o sana günahın ücreti olan ölüm cezasından senin nasıl kurtulacağını sana açıklayacaktır. Çünkü seni seven bir Allah senin  ölmeni asla istemeyecek kadar sana değerveren bir allah olduğunu unutma.

     O insanlar arasında asla ayrım yapmaz. Ayrım yapmadanda herkesi olduğu gibi yanında görmek ister. Ama  yaptıklarınla değil yüreğinle onun yanında olmalısın. O senin yaptıklarını değil yüreğini isteyen bir Tanrıdır. Unutma insan yürekten  değişmediği müddetce asla değişmez. Bu yüzden allah senin yüreğini istiyor. Karar senin.. Ya yürekten onu tanıyacaksın yada kolay bilgilerle yetinip gösteriş yaparak kendini avutacaksın.

Hüseyin TÜFEKÇİ


55

 



©Copyright 2001 Kapsam