|
Dünyasal Ahlak Sistemleri
Yaşadığımız dünya Tanrıdan ve
dinden uzaklaşmıştır. Bunun yerine kendi ahlakına uygun farklı sistemler
geliştirmektedirler. Çağdaş dünyada yaşayan bu insanı anlamak için dünyasal
ahlak sistemlerine bakmalıyız. Bu ahlak sistemleri Tanrıya dayanmıyor. Dünyasal
yaşam süren günümüzün insanın yaşantısı bu sistemin etkisi altındadır. Bu
sistemleri incelerken dikkat etmemiz asıl husus, sistemlerin dinlerin etkisiyle
uluştuğudur. Bu nedenle her insanın neyin yanlış yada doğru olduğundan bilgisi
vardır. Dünyasal insanın oluşturduğu başlıca ahlak sistemleri
1-
EMOTIVISM
(Duygulara dayanan görüş
2- RELATIVISM
(Kültürlere dayanan görecelik görüş)
3-
BEHAVIORISM
(Davranışçılık)
4-
EGOISM
(Bencillik)
5-
UTILITARIANISM
(Faydacılık)
1-
EMOTIVISM (Duydulara dayanan
görüş)
Bu görüş ahlak davranışlarımızın, çevremizdeki olaylara
karşı gösterdiğimiz duygusal tepkilere kişisel karşılıktır. Bilimsel olarak bunu kanıtlamak zordur.
Örneğin: kötünün kötü olduğunu nasıl kanıtlayabilirsin? Yerin sert olduğunu
kanıtlayabiliriz ama yalan söylemenin kötü olduğunu nasıl kanıtlayabiliriz?
Olaya yaklaşımımız yalnızca duygusallıkla olur. Simitçiden hırsızlık yapan
birini görürsem bunun yanlış birşey olduğunu neden düşüneyim? Belki o insanın
simit yemeye ihtiyacı var ve ödeyecek gücü yok. Emotıvıst biri birşeyin yanlış
olduğunu söylemez. Sadece onaylamadığını söyler. Çalma derken, aslında
hırsızlığı onaylamıyorum ve sizinde benim gibi düşünmenizi istiyorum demektir.
Emotıvist
biri için ahlakın temeli, onun doğru yada yanlış olduğu hissidir. Bu düşünce
yapısıyla toplum nasıl işler? Çoğu insanlar adam öldürmenin kötü olduğunu kabul
ederse bu bir yasa olur.
Toplumda
kötü olan birşey iyi hisedilirse bu iyidir. İnsanların duygularına göre karar
verilirse sonuçlar kaçınılmazdır. Çünkü, duygularımız günden güne yıldan yıla
yön değiştirmektedir. Bu nedenle duygulara dayanan kararlar, dünyasal yönetimi
karıştıracaktır.
2-
RELATIVISM (Görecilik)
İnsanların ihtiyaçlarına ve belli bir kültürün ve belli
zaman ve yerdeki toplumsal koşullarına bağlıdır. Bir kültürde değişik
yaşantılar var. Hangisi doğru? Relatıv düşünceye göre hepsi doğru. Bir kültür
için doğru olan şey başka bir kültür için yanlış olabilir. Telolans çok
önemlidir. Ancak hiç birşey için doğmatik olmamalıyız. Bize aynı şekilde telorans
göstermeyene biz nasıl telorans gösterelim. İnsanlar üzerinde teloranslı olmak
iyidir. Fakat bazı özel konularda doğmatik olmalıyız. İnancımızdada dokmatik
olmalıyız.
3-
BEHAVIORISM (Davranışçılık)
Ahlaki bir şeçim yaparsak bu kararı geçmişimiz karar verir. Yani
genetik yapımız nasıl bir aile geçmişi olduğumuzun veya çevresel koşullarımızın
sonucudur. Annem babam kötü ise kötü olan kendime yardım edememem. Ahlak
kararlarıyla karşılaştığımızda kararı veren geçmişimizdir. Bir çoçuk hırsızsa
bu onun sucu değil kendi ailesinin ve çevresinin kurbanıdır.
Bu görüş genelde kadercidir. Başka kabullere yer
vermemektedir. Kişinin hatasında suçlu geçmişidir. Suçlu kişi hüzülür ama
cezası yok. Maaşını çaldırdığında mutsuz olacaksın. Eğer hırsız kaçarken
arkadan şöyle bağırırsa: “Lütfen anlamaya çalışın, bu benim hatam değil” derse,
daha az hüzüleceksin der.
4-
EGOIZM (Bencillik)
İnsanın aldığı kararlar ve davranışlar ahlaki sınırı kendi
yararına ve mutluluğuna neden olacak seçimlerdir. Herşeyden önce kişi kendi
mutluluğunu arayacaktır. Davranışları diğer insanları hüzerken etkisini
düşünmeyecektir. Egoist kişi her zaman avantajlı olmak ister.
5-
UTILITARIANISM (Faydacılık)
Ahlaksal kararları bilimsel tavır içinde değerlendirme. Her
hareketin sonunda karar vermek için geliştirilen ölçü en çok insana en çok
mutluluğu sağlayabilecek sonucu üretmektir.Bu sistemde her kararın sonucu gerek
karar alınmadan gerekse hareket uygulanmadan önce denenir. Çalışma prensipleri
şudur: Ahlaki konuda karar vermek istenirse aşağıdaki soruları sormamız
gerekmektedir.
- Bu karar bize ne jadar mutluluk getirecektir
- Ne kadar insan bundan yararlanacaktır.
- Mutluluk ne kadar yoğun olacaktır?
- Mutluluk ne kadar sürecektir?
- Acıdan kurtulmak, nasıl ve ne gibi olacaktır?
- Daha fazla mutluluğa ne kadar yol gösterici olacaktır?
Bu sistem her şeyi neden yaptığımla ilgilenmez. İlgilendiği
ise en çok sayıda insana en çok
mutluluğu vermektir.
DÜNYASAL AHLAK SİSTEMLERİ ÜZERİNE GENEL ELEŞTİRİLER
a- Tüm
bu sistemlerde gerçek payı vardır. Emotivistler gibi duygularımızla hareket ediyoruz.
Relativistler gibi kültürümüzle şekillenmişizdir. Ayrıca geçmişlerimizin
ürünleriyiz. Seçim yaparken bize en uygun olan en iyi alandır derken hangimiz
egoistlere benzemeyiz? Kimi zaman Utilitarıon gibi, çoğunluklar arasındaysak en
çok sayıda insana en çok mutluluğu
vermek amacıyla davranırız. Her beş sistemde azaltıcı sistemlerdir. Ahlaksal
kararı bir ana faktör belirlemektedir.
Ve bu büyük bir zayıflıktır. Ahlak sadece bir ana faktöre indirgenemez.
b- Her
bir sistem dışındaki mutlakların varlığını inkar eder. Tanrıya masaade
yoktur. Bu sistemler hakı Tanrıdan
uzaklaştırmak için vardırlar. Tanrıyla ilgi kurmadan ahlaki davranış sistemleri
kurmaya kalkışırlar. Bu yüzden kapalı sistemdirler. Tek otoriteleri vardır o da
kendileridir.
DÜNYASAL AHLAK SİSTEMİYLE HIRİSTİYAN AHLAK SİSTEMİNİN
KARŞILAŞTIRMASI
A- Farklı otorite kaynakları vardır.
Hıristiyan ahlakının başlıca prensibi dışardan mutlak bir
gücü TANRI’yı kabul etmesidir. Dünyasal ahlak insanın, diğer insanlarla ve
çevresiyle etkileşimlerini esas alır. Tanrı bu ilişkinin içinde değildir.
Dünyasal sistemde bu bakış açısına sahip olanların "bunu neden yapmam
gerekiyor” sorusuna cevabı Emotivist’se çünkü doğru olduğunu hissediyorum der.
Relativist içinse “çünkü kültürümde uygulandığı budur” der. Behaviorıst için
“yapmama engel olamazdım” der. Vey Egoist için “ çünkü benim için en iyi olan
budur” der. Utilitarion için de “çünkü bir çok insanı mutlu edecek olan budur”
der. Mesih inanlısı için “bunu neden yapmalıyım?” sorusunun cevabı “çünkü TANRI
söylüyor”dur.
B-
Gerçek hakkında farklı
düşünceleri vardır.
Mesih inanlıları gerçeğin mutlak standardı olduğunu bilir.
Yalan söylamenin doğru olmadığını söyleyebiliriz. Dünyasal sistemler
subjektiftir. Hiçbir objektif standart yoktur. Farklı cevaplarla aynı ahlaki
soruya karşılık verebilirler ve onlar bu durumda kendilerinin en doğru olduğunu
söyleyecekler.
Mesih inanlıları değişmeyen kendi dışlarındaki mutlaka,
sonsuz gerçeğe dikkat çekerler. Yuhanna 14:6’da İsa “Yol gerçek ve yaşam
ben’im” der. Dünyasal ahlakçıların mutlak bir ahlak standardı yoktur.
C- İnsanlığa
farklı bakış açıları vardır
Mesih inanlıları insanlığı eksik ve düşmüş günahkar olarak
görürler. İnsanlık Tanrı tarafından iyi olarak yaratılmıştı, fakat düşüşle
birlikte bu bozuldu. (Tekvin 3) Sonuç olarak insanlığın izlemesi için dıştan
mutlak ahlaka ihtiyacı vardır ve Mesih İnanlıları, Tanrının açıklamış olduğuna
inanırlar. Mesih inanlılarının örneği Kutsal Kitap’ta Tanrının açılamış olduğu
kendi kutsal karakteridir.
Dünyasal ahlakçıların insanlık konusunda farklı görüşleri
vardır. İnsan soyunu temelde iyi kabul eder. Doğru insanlık mükemmel değil,
fakat kendi çabalarıyla olgunluğa ve mükemmelliğe doğru gelişiyor der. Kendi
ahlakıyla dışardan hiçbir mutlak güç almadan kendisi çalışır, ilgilenir.
D- Farklı sonuşlar vardır.
Emotivist: kendi
onayını arar
Relativist: Kendi
kültürünün doğru ve yanlışlarına itaat eder.
Behaviorist:
geçmişini rahmetle anıyor.
Egoist: Kendi
kendini mutlu eder.
Utilitarion: En
büyük mutluluk imkanlarını en çok sayıda ki insanlar icin ister.
Mesih İnanlısı:
2.Korintliler 3:18 der ki: “Ve biz hepimiz peçesiz yüzle Rab’bin yüceliğini
görerek,ü yücelik üstüne yücelikle O’na benzer olmak üzere değiştiriliyoruz. Bu
da Ruh olan Rab sayesinde oluyor”
Hüseyin Tüfekçi
|