Ana Sayfa Künye Biz Kimiz Bize e-posta gönderin Abonelik
İlginç Seri
Aktüel
Sizin Sayfanız
Gündem
Arşiv
Çeşitli Siteler
Kilise Adresleri

Merhaba Konuları

Babasının Kızı

Boyun Eğmek

Bozuk saat

Ne kadar Özgürüz

Hataları Bulmak Kolay

Tanrıyı Sevmek

Seni Bekliyorum

Dedikodu

İdam Suçmudur?

Ötenazi Kimin elinde?

Paraklitos

Savaşlar Neden?

İznik Konseyinde Neler Oldu?

 

 

 

 

 

 

 

 

İntihar Etmek

 

İntihar etmek bir kişinin kasten kendini öldürmesidir. İntihar konusunda inanlı bir Hıristiyanın tavrı ne olmalıdır? Burada konu yine insan yaşamının değeridir. Biz Allah benzeyişinde yaratıldık. Daha önceki konularda da buna değinmiştik. İster başkasının yaşamı olsun ister kendi yaşamımız olsun yaşama son vermek Allah’a karşı en büyük günahlardan biridir. Çünkü Allah benzeyişinde özene bezene yaratılan bir can insan eliyle alınmaktadır. Bize yaşam verenin bu yaşamı ne yapacağı konusundaki sorumluluk yine yaşamı veren kişinin elindedir.

Bizler kesinlikle kendi yaşamımıza son verme yetkisine sahip değiliz. Bunu yapmak cinayet işlemekle eş değerdedir. Kutsal Kitab’ın öğretişine göre intihar etmek Allah’a en büyük itaatsizliklerden biridir. Kutsal Kitap’ta kendilerini öldüren kişilerin Allah’a itaatsiz olma konusunda ne kadar trajik bir konumda oldukları görülmektedir:

Kral Saul: Allah’a karşı uzun süren itaatsizliği sonrasında bir savaş kaybetti. Filisti’liler tarafından yakalanıp işkence görmektense kendisini öldürme yolunu seçti (1.Sa. l 31:4).

Kral Zimri: Oldukça kötü bir kraldı ve İsrail’lileri Allah’a karşı isyana teşvik etti. Saldırıya uğradı. Savaşı kaybettiğini anlayınca kendisini yakarak öldürdü (1.Kr. 16:18).

Yahuda İskariyot: Rab Mesih İsa’ya suçsuzluğuna rağmen ihanet ettiği için kendini asarak yaşamına son verdi (Mat. 27:5).

Kendini öldürmeye kalkan insanların Allah’tan ne kadar uzaklaştıklarını ve ondan sonra böyle bir karar verdiklerini görüyoruz. Allah’a itaatsizlikle dolu bir yaşam, sonunda en büyük itaatsizliği getiriyor. Bu kişilerin yaşamları bizim için kötü örneklerdir.

Kutsal Kitap’ta bazı Allah’a itaatkar kişilerin de yaşamlarına son vermek istediklerini görüyoruz:

Eyub: Yaşadığı ilk denenmelerinde yaşamın tek sahibinin Allah olduğunu anlamıştı. “Yaşamı Allah verir ve Allah alırdı.” Ama bu denenmeler arttıkça Allah’ın kendisini mezarda saklamasını ister olmuştu.

İlya: İlya gerçekten Allah’ın iyi ve sadık bir hizmetçisiydi. Ama yaşamında bazen çok zor şeylerle karşılaştı ve Allah’tan canını almasını istedi (1.Krallar 19:4). Allah, İlya’nın yapmasını istediği çok şeyi olduğunu gösterdi.

Yunus: Allah’tan ölümünü istiyordu. Çünkü kendi düşüncesine göre ölmesi yaşamasından daha hayırlıydı (Yunus 4:3 ve 8). Yunus’un istemi oldukça yersiz bir istemdi ve Allah’ın Yunus’a cevabı Nineve halkını ne kadar çok sevdiğini hatırlatması şeklinde oldu.

Elçi Pavlus’un mektuplarından öğrendiğimiz gibi; inanlılar kendi vücutlarını küçük düşürücü davranışlarda bulunamazlar. Çünkü vücut Allah’ın Kutsal Ruh’unun bulunduğu bir mekandır. Allah’ın Ruh’u olan yer kutsal bir yerdir. Bedenimiz kendimize ait değildir. Aksine bedenimiz Allah’ın elinde ve O’nun Kutsal Ruh’unun denetimindedir ve bedenimizde Rab’bimiz Mesih İsa’nın varlığı bulunmaktadır. Bu durumda bedenimiz üzerinde bizim hakimiyetimiz değil, Mesih İsa’nın hakimiyeti vardır. Mesih İsa’nın kanı sayesinde bir bedel karşılığı satın alındık.

Günümüzde birçok kişi kendi bedenleri üzerinde yalnızca kendilerinin hakları bulunduğu konusunda diretmektedirler. Ama inanlı bunu bu şekilde göremez. Eğer bir inanlı kendisini öldürürse Allah’ın verdiği yaşam armağanını bir kenara fırlatıp atmış demektir. Bu kişi aynı zamanda kendisine yardım etmek isteyenlerin yardım şansını da ortadan kaldırdığı gibi hem ailesini hem de çevresini acılar içersinde bırakmıştır.

ÇOBANLIK HİZMETLERİ İÇİN BİR NOT

İntihar etme düşüncesi içinde kıvranan bir kişinin çok dikkatli ve hikmetli bir biçimde ilgiye ihtiyacı vardır. Kendini öldürmek isteyen kişilerin bu olayı gerçekleştirmeden önce bunu dile getirdikleri görülmektedir. Bütün bu sözlerin göz ardı edilmemesi ve bir uyarı olarak ele alınması gerekir.

Bu kişilere aslında Allah gözünde ne kadar değerli oldukları sürekli olarak hatırlatılmalı ve Allah’ın değişmez sevgisi içinde emin olmaları gerektiği belirtilmelidir. Aynı zamanda sahip oldukları yaşamı Allah’ın verdiği üzerinde de durulmalıdır. Ancak O’nun istediği zamanda bu yaşam geri alınacaktır. Bu nedenle zamanı gelmeden bu yaşamı sona erdirmek yaşamın sahibine karşı büyük bir saygısızlık olacaktır. Bütün bunlar bu kişiye büyük bir dikkatle, hikmetle ve sevgiyle telkin edilmelidir. Kişi ancak yaşamın değeri doktrinini benimsedikçe yaşamanın değerini yeniden algılamaya başlayabilir. Çünkü öncelikle kendi gözünde yaşamın değeri olmasa bile Allah’ın verdiği değer nedeni ile yeniden yaşama bağlanmaya başlayabilir.

Kendini öldürmeye karar vermiş kişilerde en zor şey dikkatlerini kendileri üzerinde toplatabilmektir. Yeniden yaşamın değerini görmeleri sağlanmalıdır. Bunun için Allah’ın kendilerini ne kadar çok sevdiğine yeniden güvenmeleri gerekmektedir.

SONUÇ

İnsan kendisini yaratan ve yarattığı yaşama sahip olan birisi değildir. Bizim yaşamımız bize geçici bir süre Allah tarafından verilmiştir. Bu yaşam yüzünden bütün zorluklarına rağmen Allah’ı sevebilir aynı zamanda hem O’na hem de insanlığa hizmetlerde bulunabiliriz. Yaşamımızın uzunluğu kısalığı, çekeceğimiz şeyler, ne zaman yaşamımızın son bulacağı bizim kontrolümüzde olan şeyler değildir.

Bir kişinin yaşamına kasten son vermek aşağıdaki nedenlerden ötürü yanlıştır:

a) Bize yaşam vermiş olan Yaratıcımıza karşı büyük bir günahtır. O’nun hükümdarlığını ve aynı zamanda sevgisini inkar etmek demektir.

b) Allah benzeyişinde yaratılmış bir kişinin yaşamı için olan sevgiye karşı geliştir. Aynı zamanda “öldürmeyeceksin” şeklinde olan altıncı emre karşı gelmek demektir.

c) Bu aynı zamanda kişinin yaşadığı topluma, sevenlerine karşı işlenilmiş bir günahtır. Özellikle geride kalanlar için bu tarz ölümün öbür tarz ölümlerden çok daha büyük bir acı olduğu tıp otoriteleri tarafından açıklanmıştır.

d) Bazı uzmanlar intiharın en bencil hareket olduğunu tanımlamışlardır. Kişi kendini bu noktaya sürükleyen durumdan kendini çıkarır. Fakat ailesi büyük bir şok ve yasa boğulacaktır. Eğer çocukları varsa, bu çocuklar hayatlarının sonuna kadar kendilerini etkileyecek ciddi ve olumsuz etkilere maruz kalacaklardır.

İntihar Allah’ın verdiği yaşam için en kötü sonlardan biridir. Bu gerçekten büyük bir günahtır ve hiçbir şekilde kendimizi bu günaha sokmamamız gerekmektedir. Yaşam her ne kadar zor da olsa, her ne kadar çözülmesi zor görülen sorunlar da olsa yaşamın getirecekleri çok ilginç bir yarını her zaman vardır. Bu yarını intihar ederek önlemekten ve Allah planını bozmaktansa yaşayarak yarının umutlarına kapı açmak her zaman çok daha karlıdır.


55

 



©Copyright 2001 Kapsam