Ana Sayfa Künye Biz Kimiz Bize e-posta gönderin Abonelik
İlginç Seri
Aktüel
Sizin Sayfanız
Gündem
Arşiv
Çeşitli Siteler
Kilise Adresleri


 

 

 

Tanrıyı Tanıyormusunuz?

Günümüzde insanlar Tanrı hakkında çok şeyler söylüyorlar. Herkes Tanrıyı kendine göre, ailesinden yada bazı kitaplardan okuduğu şekilde yorumluyor.

Tanrıyı kafamızda canlandırmak oldukça güç. Çünkü görmediğimiz birini anlatmak bize zor geliyor.

Ama Onun ruh olduğunu söyleyebiliriz.

Tanrı nasıl biri ? Kızar mı? Ağlar mı?

Burada Tanrı'nın varlığını kanıtlamaya çalışmayacağız. Çünkü Tanrı'nın var olduğunu biliyoruz. Bunu inkar eden kişi ancak deli olabilir.

Tanrı'nın varlığını herkes biliyor fakat Ona tapınmak istemiyorlar. Neden? Çünkü insanlar Tanrı'nın gerçek kimliğini bilmiyor. Bunun nedeni ise, günahkar olması nedeniyle Tanrı'dan ayrı kalmasıdır. Yani Tanrı'yı olduğu gibi tanımak istememesidir.

Size en yakın bir arkadaşınızı tarif etmenizi istesem. Bir çoğunuz arkadaşını; Uzun boylu yakışıklı, sarı saçları V.B şekilde anlatırken bizin kafamızda anlattıklarınıza göre arkadaşınız canlanır. tanıdığımız bir kişi gibi olur. Onunla yüz yüze gelince onu daha iyi tanırız.

Tanrı'yı tanıtmak bir arkadaşı tanıtmak kadar kolay değil. Çünkü Tanrı'nın bir ağbisi, babası, annesi yok. Onu kimse yaratmadı. O kendisi yaratıcıdır. Tanrıyı hiç kimse görmedi ki, Onu anlatabilsin.

Evet onun özelliklerini bize anlatacak hiç kimse yoktur. Ama Tanrı bize kendi kendisini açıkladı.

Tanrı bize kendisini bizim kendimizi açıkladığımız gibi açıklamıyor.

Önce kendini Peygamberler ve Melekler aracılığıyla son olarak da  İsa Mesih aracılığıyla kendini bize açıkladı.

Tanrının kendisine özgü açıklamaları Kutsal Kitabın yapraklarında bulabilirsiniz. Bir kişi öldüğünde Ruhunu Allah'a teslim etti deriz.

Tanrının ne bedeni vardır, nede saçları. Tanrı Ruhtur. Ona Tapınanların Ruhta ve gerçekte tapınmalarını ister.

Tanrı Ruhtur dedik, aynı zamanda tanrı bir kişidir. Tanrının kimliği Tanrının kendisidir.

Tanrı kendisini Peygamberlere tanıtırken "Ben Benim"  dedi. Buradaki ben sözcüğün derin bir anlamı vardır. Yani tektir. Yani Bize benden başka Tanrı yoktur diyor.

Tanrı yine kendini " Gökler yerden yüksek olduğu gibi benim yollarım sizin yollarınızdan yüksektir." "Benim düşüncelerim sizin düşüncelerinizden yüksektir"

Tanrı Nuh günlerinde insanı yarattığına pişman oldu. Çünkü insan çok günah işliyordu. Tanrı bu durum karşısında üzüldü. Kitap diyor "Yüreğinin yağı eridi" işte tanrı insanlara bakınca onları günah içinde görünce Yüreğinin yağı eriyor gibi üzüntü duyuyor.

Tanrı her yerde hazır ve nazırdır.

Bazen bir kötülük yaptığımız zaman saklanıyoruz. Toplumdan kaçıyoruz. tanrıdan da saklanıyoruz. Ama saklanmamız boşuna çünkü Tanrı bizim yüreklerimizi görüyor. Ondan kaçıp saklanmak boştur. ve imkansızdır.

Tanrı Kutsaldır

"Ben Kutsalın bu nedenle sizde Kutsal olun" diyen Tanrı Ona benzememizi istiyor. Kutsal yani kusursuz. Tanrının katında günaha yer yok kendisi günahtan tiksinir günahâ bakamaz. Biz günahlarımızla onun karşısında duramayız.

Kitap" Sizin günahlarınız Allah katında ayrılık koydu" diyor. Yani günahlarımız bizi Allah’tan uzaklaştırdı.

Kutsal Kitap'ı okurken günahlı olduğumuzu öğreniyoruz. Tanrının gözünde gizli olmayan hiç bir şey yok her şeyi O görüyor. Bizim günahkar biri olduğumuzu da biliyor. Fakat bizi bu günahlardan kurtarmak istediğini de belirtiyor. Bu kurtarış için Tanrı bize bir yol hazırladı. Bu hazırlık kendisinin aynı zamanda bağışlayıcı olduğunu gösteriyor. çünkü, O Yarattığı insanı seviyor. Bağışlayıcı olduğu kadar Adaletlidir de. Onun yaptığı her is doğrudur ve kusursuzdur.

Aynı zamanda Tanrı hiç bir zaman değişmez. Dün nasılsa bugünde aynı ve sonsuzlara dek aynı kalacaktır. Bizi devamlı sevmeye devam edecek. Biz ona sırt çevirsek bile o bizi sevmeye devam edecektir.

Tanrı Bize "Seni sonsuz sevgiyle sevdim,  seni inayetle (Lutufla) kendime çektim " derken sevgisinin derinliğini görebilirsiniz.

Yaratılışa baktığımızda Tanrı insanı yaratırken Ona kendi özelliklerini verdi. Fakat insan Tanrıya baş kaldırdı ve günah işledi. Tanrı değişmez olduğu için yine de insanı sevdi. Fakat Tanrı Kutsal olduğu için günaha bakamıyordu. dolayısıyla insanlara bakamıyordu. Onlara bakmak istediği zaman yüreğinin yağı eriyordu. üzüntü duyuyordu. Bu yüzden Tanrı ile insan arasında bir ayrılık var.

Diyebilirsiniz. Tanrı sevdiğine göre insanın günahını silemez mi?

Doğru. Tanrı insanı seviyor. Ama O aynı zamanda Adildir. Günahlarımıza göz yumarsa Onun adilliği bozulmuş olmaz mı?

Tanrı Adil davranmak zorunda, çünkü O adaletlidir. insanların günahını silemez. Ama onlara bir yol hazırladı. Günahlarının bağışlanması için Tanrının Adaleti yerine gelmeliydi. Tanrının Adaleti ne diyor? Günahın ücreti ölüm. Yani sonsuz ölümdür.

Tanrı insanı sevdiği için onların sonsuz ölmesini istemiyor.

Kutsal kitapta Tanrı'nın sözü kan dökülmeksizin bağışlanma olmayacağını yazar. Burada sözü edilen kan, kurban kesilen hayvanların kanı değildir. Bu kan insanın günahını silemez.

Eskiden kesilen kurbanlar, bir kez (son kez) kesilecek kurbanı işaret ediyordu. Bu kurban İsa Mesih’in kendisidir.

Mesih Tanrı özünden dünyaya geldi. Kusursuz bir yasam sürdü. Kusursuz bir kuzu gibi çarmıhta canını verdi.

Ahmet Mehmet için canını verebilir fakat Ahmet kendi günahlı Mehmet için değil ancak kendi günahları için ölebilir. Oysa İsa Mesih günahsızdı. Günahsız olduğu için ölüme mahkum değildi. Aynı zamanda O sonsuzdu. Böylece O başkalarının günahlarını almaya yeterliydi.

Sizde bu kurtuluşa sahip olmak istemisiniz. İnsan yalnız İsa Mesih’e yürekten iman ederse kurtulacaktır.

İsa " Yol gerçek ve yaşam benim benim aracılığım olmadan kimse babaya gidemez"

"Diriliş ve yasam benim bana iman eden ölse de yasayacaktır"

işte kapıda durmuş kapıyı çalıyorum kim kapıyı açar beni davet ederse, ben onunla olacağım"

 

 




55



©Copyright 2001 Kapsam