Ana Sayfa Künye Biz Kimiz Bize e-posta gönderin Abonelik
İlginç Seri
Aktüel
Sizin Sayfanız
Gündem
Arşiv
Çeşitli Siteler
Kilise Adresleri


 

 

 


TANRININ EVLATLARI OLMAK!...
Tanrı’nın Ruhuyla yönetilenlerin hepsi Tanrı’nın oğullarıdır. Çünkü sizi tekrar korkuya götüren kölelik ruhunu almadınız, oğulluk ruhunu aldınız. Bu ruhla, “Abba, Baba!” diye sesleniriz. Ruh’un kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrı’nın çocukları olduğumuza tanıklık eder. Eğer Tanrı’nın çocuklarıysak, aynı zamanda mirasçıyız. Mesih’le birlikte yüceltilmek üzere Mesih’le birlikte acı çekiyorsak, Tanrı’nın mirasçılarıyız, Mesih’le ortak mirasçılarız. Romalılar 8:14-17

Günümüzde evlat edinmeler çeşitli şartları yerine getirdikten sonra gerçekleşiyor. Bu şartları yerine getiren edindiği evladını kendi öz oğlu gibi bakmakla yükümlüdür. Evlat edinme olayları çok eskilere dayanmaktadır. Kutsal Kitap’ta bu olaylar hakkında çeşitli örnekler vardır.

Çıkış 2:10 Firavunun kızı Musa’yı evlat edindi. Ester: 2:7 Annesiyle babasını yitiren Ester Mordekay tarafından evlat edinir. Dikkat edilecek bir olay bu evlat edinmiş olan kişiler her türlü mirasa da aynı zamanda ortak olmuşlardır.

Luka 15: 13-20 Kaybolan oğul benzetmesinde de baba oğlunu tekrar kabul etmesi de buna güzel bir örnektir. Her şeyini alan ve giden oğul tekrar babasına geri döndüğünde babası bunu kabul etmeye bilirdi. Çünkü kendi isteğiyle ve payını alarak gitmişti. Bir bakıma babasının evladı olmaktan çıkmıştı. Tekrar geri döndüğünde babası onu babası onu kabul edince, aynı zamanda evlatlığa kabul etmiş oldu. 22. ayette oğluna yüzük takması barışmayı simgeliyordu. Yani aile içine kabul edilişini göstermektedir.

Her zaman diyoruz, Tanrının çocukları olarak bir aileyiz. Bir ailede bulunmak için kardeş olmamız gerekmez mi? Tanrının ailesinde bulunmak ve Tanrının evlatları olmak nasıl gerçekleşmektedir. Herkes Tanrının ailesine katılıp, Tanrının çocuğu olabilir mi?

Yuhanna 1:12-13 “Ancak kendisini kabul edip adına iman edenlerin hepsine Tanrı’nın çocukları olma hakkını verdi. Onlar ne kandan, ne bedenin isteğinden doğdular; tersine Tanrı’dan doğdular

Evet Tanrı’nın çocuğu olmak için önce kendisini kabul etmek ardından adına iman etmek. Güzel bir sıralama aslında. Önce Tanrının varlığına, gücüne, merhametine, sevgisini, lütfünü kabul etmek, yani onun karşısındaki durumumuzu, çaresizliğimizi görmemizdir. Ardından bu çaresizliğimiz karşısında bizi ne denli sevdiğini ve bizi günahlarımıza karşılık fidye ödediğini anlayıp, onun adında kurtarış olduğunu kabullenmek ve ancak onun adıyla kurtuluş olacağına inanmaktır. Bu şartlarda inanan kişiyi Tanrı ailesine katmaktadır. Ailesine katmakla yetinmeyen Tanrı, onun adına iman eden herkesi çocukları ve yasal mirasçıları yapıyor.

Tanrı’nın evlatları olduğumuz anda, Rab bize yepyeni bir statü verir ve bu statü bize yeni sorumluluklar üstlenmemizi gerektiren bir ortama koyar.

Tanrı’nın evlatları olmanın sağladığı ayrıcalıklar

Efesliler 1:4-5 ayetlerine göre Tanrı bizi Oğullar olalım diye seçti. Tanrının oğulları olarak bize sağlanan ayrıcalıklar

a- O’nun Ruh’unu aldık: Romalılar 8:15 ve Galatyalılar 4:6 ayetlerine göre Tanrı’nın adına iman eden herkes Tanrı’nın Ruh’unu alır. Bu Ruh aracılığıyla Tanrı’ya yaklaşıp O’na Baba diye hitap ederiz.

b- O’nun ADI bize verildi: Günümüzde de bir aile birini evlat edindiği zaman ona kendi soyadını verir. Bununla artık evlat edinen kişi O aileden biri olduğu kabul edilir. Efesliler 3: 14-15 ayetlerinde her aileye Tanrı kendi adını veriyor. 1.Petrus 4:16 da aldığımız ad yazılı “Mesih inanlısı”

c- O’nun Benzerliğine dönüştürülmekteyiz: Fiziksel yaşamdaki evlat edinme olayında bu benzerlik olmuyor ama yinede birlikte yaşamaya başlayınca karakter olarak kişiler birbirlerine benzerler. Romalılar 8:29 Biz Tanrı’nın çocuğu olduktan sonra yüreğimize ve hayatımıza giren Kutsal Ruh, bizi gün be gün İsa Mesih’in karakterine uyan bir benzerliğe dönüştürmektedir. Tanrının asıl amacıda O’nun gibi olmamızdır. Bu dünyada O’na benzer oluyoruz. O’nu gördüğümüz zaman, O’nun gibi olacağız. 1. Yuhanna 3:2

d- O’nun bizi evlatlar olarak Yola getirmesi bize tuhaf gelmemeli: Rab bizi yola getirmek için bazı ıslah yöntemleri de kullanmaktadır. İbraniler 12:6-9 Rab bizi terbiye etmekteki amacı kutsallığa ortak olmak ve bizim yararımıza için terbiye etmektedir.

e- Onun tesellisini hayatımızda tecrübe edebiliriz: İşeye 66:13 , 2. Korintliler 1:3-4 ve Matta 23:37 ayetlerinde belirtildiği gibi Rab çocuklarını koruma ve teselli görevini de yapmaktadır. Onun tesellisi bizlere hayat tecrübesi kazandırıyor. Sizi teselli edeceğim diyor.

f- O’nun verdiği Özgürlükten zevk almasını bilmeliyiz:  Romalılar 8: 19-23 ayetlerinde Pavlus Rab bin özgürlüğünden bahseder. Bu siyasi bir özgürlük değil Günahtan özgürlüktür. Mesih’te yeni yaşama sahip olmuş herkes Mesih tarafından Günahtan özgür kılınmıştır. Köleler hiçbir zaman oğlunun sahip olduğu özgürlüğe sahip olamaz. Bizler Tanrının oğulları olduğumuza göre, artık günaha köle değiliz demektir.

g- O’nun Yüceliğine paydaş olacağız: Romalılar 8:17  Onunla birlikte sonsuza dek egemenlik süreceğiz. 2.Petrus 3:11 “Her şey böylece yok olacağına göre, Tanrı’nın gününü bekleyip o günün gelişini çabuklaştırarak kutsal yaşayışta ve Tanrı yolunu izlemekte ne gibi kişiler olmamız gerekir”

Tanrı’nın Oğulları olmanın verdiği sorumluluk

a-      O’nun Ruh’unu aldık. O’nu üzmemeye dikkat edelim: Kutsal bir yaşantı sürebilmemize en güçlü neden Kutsal Ruh’un içimizde yaşamakta olduğu bilincidir.

b-     O’nun Adı bize verildi; onun saygınlığını lekeleyebilecek sözlerden ve davranışlardan geri duralım: Rab bin işine en çok engel oluşturan ortam, imanlının yaşam tarzıyla Tanrı adını lekelemesidir.

c-      O’nun benzerliğine dönüştürülmekteyiz: O’nun bizi kendi benzerliğine dönüştürebilmesi için boyun eğmeliyiz. Bazen bu dönüşüm bize acı verebilir veya şaşkınlık yaratabilir ama unutmayalım ki, Rab bin bize dönük düşüncelerin hepsi iyidir ve her şeyi iyiliğimiz için yapıyor.

d-     O’nun bizi evlatlar olarak Yola getirmesi bize tuhaf gelmemeli: Her denenme zamanında durup düşünmeliyiz: “Acaba Rab, bu ortamda bana ne öğretmek istiyor?” diye kendimize sormalıyız.

e-      O’nun Tesellisini hayatımızda tecrübe edebiliriz: O’nun tesellisini hayatımızda tecrübe edebilmek bizim için ne mükemmel bir şey değil mi? Ama dikkat edelim bu konuda bencil olmamaya özen gösterelim; bize verdiği bereketleri başkalarıyla paylaşmasını öğrenelim.

f-       O’nun verdiği Özgürlükten zevk almasını bilmeliyiz: Yuhanna 8:36 ve Romalılar 8:2 ayetlerinde biz özgür kılındık diye yazılıyor. Bu özgürlük size zevk veriyor mu? Özgürlüğünüzü nasıl kullanıyorsunuz? Yuhanna 11:44 Lazar’ın diriliş olayı ilginç: Elleri ayakları ve yüzü sargılarla bağlı bir şekilde mezardan diriltilmişti. İsa “Onu çözün dedi” İsa çözün demeseydi ne olurdu? Eller iş; ayaklar, yürüyüş ve yüz, tanıklık. Yeni yaşama dirildik, ama bağlar çözüldü mü?

g-      O’nun Yüceliği’ne paydaş olacağız: bunun beklentisi bizi en alçakgönüllü kişiler arasında görsün. Esinleme 1:17 “O’nu gördüğüm zaman, ayaklarının dibine ölü gibi yığıldım. O ise sağ elini üzerime koyup şöyle dedi: “Korkma! İlk ve son ben’im”

1.Yuhanna 3:1-2 “Bakın, ‘Tanrı’nın çocukları’ çağrılalım diye, Baba bizi ne denli çok sevdi! Gerçektende öyleyiz. Dünya Baba’yı tanımadığı için bizi de tanımıyor. Sevgili kardeşlerim, daha şimdiden Tanrı’nın çocuklarıyız, ama ne olacağımız henüz bize gösterilmedi. Ne var ki, Mesih göründüğü zaman O’na benzer olacağımızı biliyoruz. Çünkü O’nu olduğu gibi göreceğiz”.

Hüseyin Tüfekci




55



©Copyright 2001 Kapsam