ARŞİV

Ana Sayfa Künye Biz Kimiz Bize e-posta gönderin Abonelik
İlginç Seri
Aktüel
Sizin Sayfanız
Gündem
Arşiv
Çeşitli Siteler
Kilise Adresleri


 

 

 

Tanrı'ya Vermek

Günahkar olarak tanınan bir kadın, İsa’nın Ferisinin evinde  yemek yediğini öğrenince  kaymaktaşından bir kap içinde  hoş kokulu bir yağ getirdi. İsa’nın arkasında , ayaklarının dibinde durarak ağladı, gözyaşlarıyla O’ nun ayaklarını ıslatmaya başladı. Saçlarıyla ayaklarını sildi, öptü ve yağı üzerine sürdü. Luka 7:37-38

Toplum tarafından dışlanmış bir kişi her şeyi bir kenara bırakarak İsa’nın yanına geliyor. Yıllardır biriktirdiği ve büyük bir emekle imal ettiği çok değerli bir kokulu yağı İsa’nın üzerine döküp ayaklarına kapanıp ağladı. Ne derin bir sevgi!

Oradakileri kokunun güzelliği ilgilendirirken İsa’yı kadının gözyaşlarıyla ayaklarını ıslatması etkiledi. Bu kadını bu kadar alçaltacak, bu kadar ağlatacak ve herşeyini gözden çıkaracak kadar  etkileyen neydi?

Kadın kendi durumunu gördü.

Biz insanlar sürekli bir şeyler elde etmek için bazı şeyler vermek gerektiğine inanıyoruz. Bu düşünce insanların doğal yapısında bulunmaktadır. Kadın kendi durumunu farkedince eline en değerli azinesini alarak İsa’nın yanına koştu. Kadın için maddi şeylerin önemi yoktu o bulunduğu ortamdan kurtulmak istiyordu. Kendisini ancak İsa’nın kurtarabileceğine inandığı için koşarak İsa’nın yanına geldi.

İsa’nın yanına gelen kadın kendi durumundan öyle etkilenmiş ki İsa’nın yanına gelince konuşamıyordu bile. Onun ağlaması aslında herşeyi anlatıyordu.

Kadının bu durumu diğerlerini farklı yönde etkilediğinden İsa onların düşüncelerini değiştirmek için ayet 47 “az bağışlanaz az sever”  Demek kadın nasıl bir dertten kurtulduğunu en değerli hazinesini ayaklar altına sererek anlatabilmişti. Evet kadın günahın ücretinin elinde olan şeylerle ölçülemeyeceğini yanı elindeki malın kendisini kurtaramayacağını anladığı için her şeyden vaz geçip İsa’ya  geldi.

Sanki kadın bu ağlamalarla “İşte senin önünde çaresiz biri var. Ben çok günahkar biriyim. Hayatım benim elimde olursa günah işlemeye devam edeceği. Ama ben bu günahtan kurtulmak istiyorum. Beni ancak bu durumdan sen kurtarabilirsin. İşte her şeyimle senin önündeyim. Bana ait ne varsa hepsi senin”

Bundan bizde büyük bir ders almaktayız. Biz herşeyimizi verebiliriz. Bütün malımızı yoksullara dağıtabiliriz. Bunun faydası verdiğimiz kişilere belki olabilir ama bize asla. Çünkü Tanrı bizden önce alçalmamızı ve O’na dönmemizi ve daha sonra gönlümüzde olanı vermemizi istiyor.

Vermek için önce Tanrıdan ne aldığını bilmen gerekir. Bunu bilmiyorsan vereceklerinin hiç bir değeri yok. Tanrı’nın sizin sadakalarınıza ihtiyacı yok.

İsa başını kaldırdı ve bağış kutusuna bağışları atan zenginleri gördü. Fakir bir dul kadının da oraya iki bakır para attığını görünce, “size gerçeği söyleyeyim” dedi, “bu yoksul dul kadın herkesten daha çok verdi. Çünkü bunların hepsi kutuya, zenginliklerinden artanı attılar. Bu kadın ise yoksul luğuna rağmen, geçinmek için elinde ne varsa hepsini verdi.” Luka 21:1-4

Bu kadın Rab’be veriyor düşüncesiyle verdiği için her şeyini verdi. Çünkü o biliyordu ki Rab ona çok daha fazlasını geri verecek. Rab’bin kendisini bakacağına inandı. Bu inanç İsa’yı sevindirdi.

Şunu unutmayın: az eken az biçer, çok eken de çok biçer. İsteksizce ya da zorlanmış gibi değil, herkes yüreğinde niyet ettiği gibi versin. Çünkü Tanrı sevinçle vereni sever. Her zaman, her yönden, her şeye yeterli ölçüde sahip olarak her iyi işe çömertçe katkıda bulunabilmeniz için, Tanrı size her nimeti artıracak güçtedir. 2.Korintliler 9:6-8

Rabbimiz İsa Mesih’in lutfunu bilirsiniz. O’nun yoksulluğuyla siz zengin olasınız diye, zengin olduğu halde sizin uğrunuza yoksul oldu. 2.Korintliler 8:9

Şimdilik elinizdeki fazlalık onların eksikliğini tamamladığı gibi başka zaman onların elindeki fazlalık sizin eksikliğinizi tamamlasın 2.Korintliler 8:14

Rab bize imkanlarımız ölçüsünde insanlara yardımcı olmamızı istiyor. Bunu yaparkende gösterişten uzak olmasına özen göstermemizi istiyor. Bu konuda İncilde bir çok örnekler var. Aslında O bütün herkese kendisi verebilecek güçtedir. Ama O çocuklarını kullanarak bunu yapmak istiyor. O bize veriyor bizde O’ndan aldığımızı O’nun işlerinde kullanılması için veriyoruz. Aynı zamanda birlikte nasıl yaşayacağımızı öğreniyoruz.

Rab bu konuda kesin ve net konuşuyor Malaki de verdiklerinizle beni deneyin ben size verdiklerinizin çok daha fazlasını geri vereceğim. Biz Rab’be verirken Rab bunu bir borç gibi görüyor hemen uygun bir zamanda çömert bir şekilde geri veriyor. Malaki 3:10

Hüseyin Tüfekçi


"Ben iyi çobanım" diyen . . . İSA . . . ile ilgili bilgi edinmek isterseniz aşağidaki adrese yazın:

P.K. 52 Beşiktaş-Istanbul

Veya e-posta (kapsam@kapsamgazetesi.com) gönderin.

 

Arşiv Konuları

Dua Nedir

Uluslara Gidin

Kaygılanmayın

Kilise Yönetimi

6-7 Eylül Olayları

İlk Sevgiyi Unutmak

Üçlü Birlik 

Kiliseye Gitmek

Müjdeden Utanmıyorum

Çarmığa Gerilenin Öyküsü

Mükemmel Kitap

Tanrıya Yaklaşalım_1-2

İnsanın İsyanı (Tufan)

Vizyon


55

 



©Copyright 2001 Kapsam