ARŞİV

Ana Sayfa Künye Biz Kimiz Bize e-posta gönderin Abonelik
İlginç Seri
Aktüel
Sizin Sayfanız
Gündem
Arşiv
Çeşitli Siteler
Kilise Adresleri


 

 

 

"Tanrı'ya Yaklaşalım" ( 1 )

Bu nedenle ey kardeşler, İsa’nın, kendi kanı sayesinde perdede, yani kendi bedeninde bize açtığı yeni ve diri yoldan kutsal yere girmeye cesaretimiz vardır. Tanrı’nın evinden sorumlu büyük bir kahinimiz bulunmaktadır. Buna göre yüreklerimiz kötü vicdandan arınmış ve bedenimiz temiz su ile yıkanmış olarak, imanın verdiği tam güvenceyle, yürekten bir içtenlikle Tanrı’ya yaklaşalım. İbraniler 10:19-22

Bugün ve gelecek haftalarda sizinle Tanrı'ya yaklaşım konusunu çalışmak istiyorum. Sanırım hepimiz Tanrıya yakın yaşamak istiyoruz. Eğer biz gerçekten Mesih sayesinde Tanrı'nın oğullarıysak şüphesiz yüce Babamız,'la beraberlik içinde yaşamak isteriz. Hayatımızı 0'nunla paylaşmak isteriz. İncil'de şöyle bir vaat var: “Tanrı'ya yaklaşın, O’ da size yaklaşacak.”(Yak.4:8) Harika bir vaat ve çok sayıda imanlının doğrulayabildiği bir vaat. Ama Tanrı'ya nasıl yaklaşabiliriz ki?

İslamiyet'te tasavvufun amacı Allah'a yaklaşmaktır. Değişik değişik yaklaşma yolları da var. Çok tarikat da var. "Tarikat" kelimesi tabii "tarik" yani "yol" kavramından geliyor. Her tarikatın diğerlerinkinden farklı yaklaşma yolu var. Tabii ki kendi kabul ettikleri yolu da doğru sanırlar. Ama Tanrı'nın Tevrat'ta belirttiği gibi: "Yol var ki, adamın önünde doğru görünür; fakat onun sonu ölüm yollarıdır" (S.Mes.14:12).

Mesih "yol, gerçek ve yaşam Ben’im" dedi. Çarmıhta ölüp ölümden dirildikten sonra açtığı bu yeni yol belirlendi. İbranilerde okuyalım:

"Bu nedenle ey kardeşler, İsa'nın, kendi kanı sayesinde perdede* yani kendi bedeninde bize açtığı yeni ve diri yoldan kutsal yere girmeye cesaretimiz vardır. Tanrı'nın evinden sorumlu büyük bir kahinimiz bulunmaktadır. Buna göre yüreklerimiz kötü vicdandan arınmış ve bedenimiz temiz su ile yıkanmış olarak, imanın verdiği tam güvenceyle, yürekten bir içtenlikle Tanrı ya yaklaşalıın".

Tanrı eskiden bu gerçek yaklaşma yolunu İsraillilere öğretmişti. Musa'nın aracılığıyla' Tanrı onlara Kutsal Yasa ve onun özeti olan on emiri vermişti. Bu yasanın büyük bir kısmı tapınma çadırıyla ve orada görevli olan kâhinlerle ilgiliydi.

Kutsal Kitapta. Çıkış 25-31 ve 35-40 tapınağın . düzenini ve yapılmasıyla ilgili. Levililer de bu tapınağın görevini (kahinliği) anlatıyor. Çok önemli bir ders. Bu halk Tanrı ve gökteki şeylerle ilgili olanları anlasınlar diye, onlara görülür bir ders verdi.

Tanrı'nın kendi halkı arasında oturmak isteği: "Aralarında oturayım diye benim için makdis (kutsal yer) yapsınlar" (Çıkış 25:8) Kendisi orada Olacak. Bir çadırda oturacak, halkının çadırları da onu çevirecekti.

“Kutsal Tanrı'ın kutsal yeri” Tanrı aralarında. Onların Tanrısı olacak onlar da O'nun halkı olacak. Tanrı halkının kendisine yaklaşmalarını istedi. Ama Kendisinin Kutsal ve halkının çok günahlı olduğu için, vermiş olduğu emirlerin ne kadar çetin ve zor olduğu ve bu halkın bunu kesinlikle yerine getiremeyeceğini bildiği için Tanrı onlara uygun bir yaklaşma yolu açtı.

TAPINAĞIN BİZİM İÇİN ANLAMI, BUGÜNKÜ MÜNASEBET:

"Meskenin örneğine, ve bütün takımlarının örneğine, sana göstermekte olduğum her şeye ' göre, öyle yapacaksın" (Çıkış 25:9) Yani, Rab Musa'ya bir düzen gösterdi: "Dağda sana gösterilen düzenine göre meskeni kuracaksın" (Çık.26:30). Çağdaş Türkçe’de: "Her şeyi, dağda sana gösterilen örneğe uygun olarak yapmaya dikkat et" (İbr. 8:5). İki Önemli nokta var:

1) Bu düzen, asıl gökteki gerçeklerinin düzeniydi ve çölde kurulan tapınak bu “göktekilerin örneği ve gölgesiydi" (İbr.8:5). Yani asıl göklerde olan kutsal yerin örneğiydi.

- Bu sandık ile onu gölgeleyen kerubiler Tanrı'nın tahtıydı

Bu toplanma çadırının meskeni göksel ebediyen bazı gerçekleri İsraillilere tanımlıyordu: Onlara bu şeyleri öğretti:

- Tanrı'nın güzelliğini

- Tanrı'nın kutsallığı - yaklaşılmaz varlığının sırrı

- Tanrı'nın samimiliği - beraberlik sofrası. İnsanı kendisiyle beraberliğe çağırıyor

-         günahın fevkalade hainliğini, bir hayat kaybetmeden günah bağışlanmaz. Günah ölüme götürüyor.

2) Ayrıca, Kutsal Yasa ve özellikle bu tapınma çadırı “gelecekteki iyi şeylerin ...gölgesi"ydi (İbr.l0:1).

Gelecek şeyler üzerinde bir peygamberlik, onun bir gölgesi! Önceden bildiriyor. Bu gölgeyi Mesih'le karşılaştırabiliriz - tutuyor mu?

Gerçek Kurtarıcı ve kurtuluş bu gölgeyle tutacak! Bize güven sağlıyor: bütün bu plan Tanrı'dan geldi.

Üstelik bu görülür örnekle Mesih'in bizim için yaptığını daha net şekilde anlarız. Diyelim biz birer İsrailliyiz. Uzaktan Tanrı'ya nasıl yaklaşabiliriz?

- Kapıdan - tek bir yol var, değişmez bir yol

- Bir kaç eşyayı geçeceğiz: 4 tane eşya bu orta yoldaydı:

a-      Tunç yakılan takdimeler mezbahı (Yakılan kurban sunağı),

a-Tunç kazan (büyük el leğeni) Avluda

a-Altın buhur mezbahı (sunağı) Kutsal Yerde .

Altın şehadet sandığı (Antlaşma sandığı)

En kutsal yerde iki tane eşya daha:

a- Altın şamdan ile kandiller (kandillik)

a-Sofra ve üzerindeki adak ekmekleri ,

b- Kâhinler vardı

Belli ki Tanrı'nın değişmez kurtuluş planında aracılık çok önemli yer alıyor. Tapınak bu gerçeği ortaya koyuyor. Bu tapınakta Yüce Allah insanı kendine davet ediyordu, ama kesin bir yol çizdi. Bu yolu takip etmeyen her din yanlış ve sahtedir.

Bugün Mesih'in bu yolu nasıl açtığına bakacağız. Daha sonraki haftalarda Mesih'in açtığı bu yoldan Tanrıya nasıl cesaretle yaklaşabileceğimize bakacağız.

A.  Tunç yakılan takdimeler mezbahı (Yakılan kurbanlar sunağı),

Örneğin: Paspas gibi ziyaretçileri memnun bir şekilde karşılama hem de eve girmeden önce kiri (pisliği) çıkartıyor. Yüreğine bir bak. pislik yok mu? Var demek! O halde yüreğimdeki suçun cezasını ödemelisin. Yani her suç için bir ölüm olması lazım. Bu yüzden insanlar hayvan kestiler. (Lev.1-6 ayrıntıları veriyor) Aynı zamanda bu son değildi. Hep tekrarlanıyordu, nasıl yapıldığını gösteriyor ama borcu ödemedi

Mesih’in çarmıhtaki ölümümü simgeliyor. "Mesih bizi sevdi ve kendisini güzel kokulu bir sunu ve kurban olarak Tanrı ya sundu..." (Ef.5:2). Kurbanın nasıl kusursuz olması gerektiyse, günahı bilmeyen Mesih günahkârlar için bu şekilde kusursuz öldü. "Mesih bizleri Tanrı ya ulaştırmak amacıyla doğru kişi olarak doğru olmayanlar uğruna günahlara kurban olarak ilk ve son kez öldü" (1 . Pet.3:18)

B.     Tunç kazan (büyük el leğeni)

Avluda iki eşya vardı. İkisi temizlemekle ilgili:

sunak - kanla temizlemek - bağışlama kanı vicdanı suçtan arındırıyor

leğen - suyla temizlemek - yenileme suyu benliği pislikten arındırıyor  iç kirliliğimizle ilgili. Kutsal yere girebilmek için:

"Rab bin dağına kim çıkacak? Ve mukkades yerinde kim duracak? O adam ki, elleri temizdir ve yüreği paktır..." (Mez.24:3-4)

Örneğin: mikroplar ve virüsler görünmediği halde bizi zehirleyebilir. nefret, kıskançlık, yalan, kötü düşünceler, ahlaksızlık... iç günahlar insanı kirletendir. Buda Ruhsal murdarlık getirmektedir.

Örneğin: Sarhoş biri kavgada birini öldürür. Suçlanıp ölüm cezasını bekliyor. Son anda cumhurbaşkanı onu affeder. Cezasından artık kurtuldu! Ham dolsun. Ama eğer sarhoş cumhurbaşkanı ile beraber oturmaya davet edilirse, suçtan affedilmekten daha başka şeye ihtiyacı da var! Temizlenip yeni yaşam tarzını benimsemesine ihtiyacı var. Eski kötü alışkanlıklarını değiştirip tamamen yenilenmesi lazım.

- Kan - Mesih'in ölümü - bağışlanma, af

- Su  -   Mesih'in dirilişiyle Kutsal Ruhun dökülmesi- yenileme

Not: İslam yalnız bağışlanma söz veriyor (tabii kan dökülmeksizin bu bile olmaz) ama yenilenme sözünü vermiyor.

C. Altın buhur mezbahı (sunağı) Kutsal Yerde

Buraya kadar girebilen yalnız kahinler. Halk dışarıda dua ederken kahin perde önünde buhur sunuyordu (Yahya'nın babası gibi).

Mesih'in dirilişten sonraki görevini simgeliyor. "ölmüş, dirilmiş olan Mesih İsa Tanrı'nın sağında dır ve bizim için aracılık etmektedir" (Romalılar 8:34) "Onun kanıyla aklandığımıza göre, Onun aracılığıyla Tanrı'nın gazabından kurtulacağımız çok daha kesindir...ölümü sayesinde Onunla barıştıksa, barışık  olarak Oğlunun yaşamıyla kurlulacağımız çok daha kesindir..." (Romalılar 5:9-10)

Kurtuluşumuzun kesinliği onun aracılığına (Avukatlığına) dayanıyor.

O’nun aracılığıyla Tanrı’ya yaklaşanları tamamen kurtarmaya gücü yeter. Çünkü onlara aracılık etmek için hep yaşamaktadır!" (İbr.7:25).

Örneğin: dünyasal bir avukat, müvekkilinin suçunu mümkün olduğu kadar azaltarak ve önemsiz göstererek onu savunuyor. Ama bizim göksel Avukatımız .günahlarımızı hiç bir zaman küçültmüyor, ancak kendi kurbanın kanını göstererek o günahın cezasını çekmiş olduğunu ispatlıyor.

"Birimiz günah işlerse, adil olan İsa Mesih bizi Baba'nın önünde savunur. Kendisi günahlarımızı, ve yalnız bizim günahlarımızı değil, bütün dünyanın günalılarını da bağışlatan kurbandır" (l.Yuh.2:2).

Kahinlik! Aracılık! Çok önemli. Mesih bu yeni antlaşmanın kefili olmuştur. (İbr.7:22). Kurtuluşumuza garanti veriyor.

D. Altın şehadet sandığı (Antlaşma sandığı) En Kutsal Yerde

Tanrı'ya doğru üç aşamayı geçtik. Şimdi bir engel var: PERDE. En kutsal yeri koruyor. İçinde Tanrı'nın yiyip bitiren yüce kutsallığı var. Kerubiler perdede nöbet tutuyor. Adem ile Havva bahçeden kovulunca "Hayat ağacının yolunu korumak için, Aden bahçesinin şarkına  Kerubileri, ve her tarafa dönen kılıcının alevini koydu" (Tekvin 3:24). perdenin arkasına yılda bir kez yalnız başkahin girerdi (Levililer 16)

"Üstelik kendisi için ve halkın bilgisizlikten işlediği suçlar için sunduğu kurban kanı olmaksızın giremez (İbr.9:7).

En Kutsal Yerde bir tek eşya vardı: Altın Antlaşma sandığı. Yaradan Tanrı'nın ' tahtı. Bu taht iki parçalıydı:

Sandık - içinde iki antlaşma (şehadet) levhası - Tanrı'nın kutsal Yasası. "Yasanın her dediğini yerine getiren, ama tek bir noktada ondan sapan kişi bütün Yasaya karşı suçlu olur"  (Yakup 2.10)

Örneğin:Bir yükü zincirle kaldırırken zincirin tek bir baklası koparsa, yük düşer.

Yasa yalnız suçlar, kurtarmaz. Örneğin: bir derece hastanın ateşinin kaç derece olduğunu gösterir. Hastalıktan kurtulmak için termometre işe yaramıyor o yalnız sıcaklık ölçer.

2. Kefaret örtüsü (günahın bağışlandığı yer) - Bu yasa levhalarının üstünde durdu. Başkahin kurban kanı kefaret örtüsüne serpti. Bu kan, günahın cezası olan ölümün kanıtıydı. Adil Tanrı'nın Yasasının gereği böylece yerine getirildi.

Tanrı'nın tahtına kan serpilmesiyle kefaret tamamlandı. Mesih gerçek ve Son kurban olarak öldü. "Tanrı, Mesih'i, kanına olan imanla günahların bağışlanması için kurban olarak sundu ve böylece adaletini gösterdi" (Rom.3:25). Nasıl ki başkahin kurban kanını kutsal yere getirdiyse, Mesih "sonsuz kurtuluşu sağlayarak kendi kanıyla kutsal yere ilk ve son kez girdi... elle yapılmış kutsal yere değil, ama şimdi bizim için Tanrı'nın önünde görünmek üzere asıl göğe girdi...kendisini bir kere kurban edip günahı ortadan kaldırmak için çağların sonunda ortaya çıkmıştır...birçokların günalılarını yüklenmek için bir kez kurban edildi..." (İ br.9:12,24,26-27)

Bu perde hep engelliyordu. Ama Çarmıhta ölürken "İsa, yüksek sesle tamamlandı!' diye bağırdı ve ruhunu teslim etti. O anda tapınaktaki PERDE yukarıdan aşağıya dek yırtılarak ikiye bölündü!" (Matta 27:50-51). Artık Tanrı'ya giden yol açıldı. İsa’yı Rab ve kurtarıcı olarak kabul edenler için hiç bir engel kalmadı.

E) Altın şamdan ile sofra (ve üzerindeki adak ekmekleri)

Tanrı'nın huzurunda yaşanların iki gereği var: Işık ve yaşam. Tanrı bunları İmanlılara Sağlar: "Bizi kendi yüceliği ve erdenliğiyle çağıranın Tanrısal gücü, kendisini tanımamızın sonucu olarak bize, yaşamamız ve Tanrı yolunda yürümemiz için gereken her şeyi vermiştir" (2.Pet.l:3). Bu iki şey tapınakta var:

Kandillik: (Işık) Kutsal Ruh aracılığıyla iletilen Mesih'in ışığını simgeliyor. "Ben dünyanın ışığıyım. Benim ardımdan gelen, karanlıkta yürümez yaşam ışığına sahip olur” (Yuh.8:12).

Sofra ile üzerindeki adak ekmekleri, (yaşam) birkaç gerçeği simgeliyor. “yaşam ekmeği Benim”diyor Mesih: Yaşam aracı

Sofra beraberliği. Tanrı insanlarla arkadaş olmak ister. Ama bu sofrada otururken, Rabbi ilgilendireni konuşalım. 12 ekmek Rab bin önünde, O'nun lezzeti için. Senden hoşlanmak için seni yarattı. Tanrı bizi kendi önünde bulundurmak

istiyor, onu hoşnut etmemiz için bizi kurtardı, bizi kendi huzurunda sevindirmek için "birçok oğulu yüceliğe eriştiriyor" (İbr.2:10). Bu O'nun değişmez amacı!

SONUÇ

Örneğin: Her dini yol Tanrı'ya gider düşüncesi. Bu çok açık ve güzel bir düşünce. Herkes istediği yoldan Tanrı'ya yaklaşsın değil mi? Çok modern.

Ama çok yanlış. Tanrı'ya giden yol TEKtir! Başka yol yok. Tanrı'ya yaklaşmak istersek bu yoldan girmemiz şart. Mükemmel, kıymetli tek yol. Ona girmiş misiniz? Haftaya bir imanlının bu yoldan sürekli Tanrı'ya yaklaşmalı konusunu inceleyeceğiz.

"Tanrı'ya Yaklaşalım" ( 2 )

Bu nedenle ey kardeşler, İsa’nın, kendi kanı sayesinde perdede, yani kendi bedeninde bize açtığı yeni ve diri yoldan kutsal yere girmeye cesaretimiz vardır. Tanrı’nın evinden sorumlu büyük bir kahinimiz bulunmaktadır. Buna göre yüreklerimiz kötü vicdandan arınmış ve bedenimiz temiz su ile yıkanmış olarak, imanın verdiği tam güvenceyle, yürekten bir içtenlikle Tanrı’ya yaklaşalım. İbraniler 10:19-22

Geçen hafta Tanrı'ya yaklaşma konusunu beraber çalıştık. Mesih'in bu "yeni ve diri yolu" nasıl açtığını gördük.

1. [TUNÇ YAKILAN KURBAN SUNAĞI] Mesih, kurban olarak sunduğu öz bedeni: ölümü sayesinde günahkârı suçundan kurtarıp Tanrı'yla barıştırıyor.

2. [TUNÇ LEĞEN] Ölümden dirilen Mesih, tövbe eden kişinin yeniden doğmasını sağlıyor. Kutsal Ruhunu vererek imanlıyı içten temizleyip yeniliyor.

3. [ALTIN BUHUR SUNAĞI] Tanrı'nın en kutsal yerine girmiş olan baş kahinimiz

olarak bize aracılık etmek için hep yaşamaktadır.

Böylece PERDEDEN, ALTIN ANTLAŞMA SANDIĞININ simgelediği Tanrı'nın tahtına kadar yol açıldı. Mesih inanlısının Tanrı'ya yaklaşması için her şey hazır. Okuduğumuz ayette iki büyük şeyimiz vardır:

"Yeni ve diri yoldan Kutsal yere girmeye cesaretimiz vardır"

“Tanrı’nın evinden sorumlu büyük bir kahinimiz bulunmaktadır”

"BUNA GÖRE...İMANIN' VERDİĞİ TAM GÜVENCEYLE, YÜREKTEN BİR İÇTENLİKLE TANRI'YA YAKLAŞALIM!"

"Yaklaşalım" diyoruz. Ama gerçektenyaklaşıyor muyuz? Bu yüce ayrıcılığı değerlendiriyor muyuz? Sürekli olarak her gün Tanrı'nın tahtına yaklaşıp hamt ve

dua ediyor muyuz? Yoksa bu ayrıcalık bizim için sadece güzel bir teori mi?

Kendi hayatımın ÖRNEĞİ: Tanrı'yı tanımayı amaçladıktan sonra ve kendimi bu Tanrı'ya yaklaşma işine verdikten sonra hayatım çok değişti. Kutsal Kitap bam başka kitap olmaya başladı. Tanrı'yı tanımak hayatımızın en önemli amacı olmalı.

Peki, birini tanımak için ne yapmalıyız? Onunla zaman geçirmemiz şart değil mi? Aynı şekilde Tanyı'la zaman geçirmemiz de şart. Onun huzurunda kalmamız lazım. Onun Kutsal Yerinde sıksık bulunmamız gerek.

1. KÂHİNLERİZ

Eskiden Tanrı'nın tapınağında duranlar kimlerdi? Musa'nın âbisi olan Harun ile oğulları İsraillilerin arasından seçildi. Onlar, İsrail’in kâhinleri olarak günahlara karşılık adaklar ve kurbanlar sunmak üzere Tanrı'yla ilgili konularda insanları temsil etmek için atanırlardı. Halk için dua ederlerdi, bilgisizlere ve yoldan sapanlara yumuşak davranarak Tanrı’nın sözünü öğretirlerdi.

Örnek: Mesih İnanlılarının ibadet şekli var mı? Evet! Var!

NOT: Aslında ancak Mesih'te KÂHİN kılınan Tanrı'yı hoşnut eden ibadet yapabilir, O'na hizmet edebilir, tapınabilir! Kâhin olmayan kabul edilmez.

A)    Kâhinlerin Kimliği (1. Petrus 2:4-5, 9-10)

Ama Mesih son ve mükemmel Başkahinimiz olduktan sonra böyle bir ruhban sınıfa gerek var mı?

Bugün kâhinlere ihtiyacımız var mı? Okuduğumuz ayetler ne diyor'? "YAKLAŞALIM"

"Bu nedenle İsa'nın aracılığıyla Tanrı'ya sürekli övgü kurbanları, yani O'nun adını açıkça anan dudakların meyvesini sunalım ". (İbr.13:15-16)

Ne diyor? övgü kurbanlarını sunalım! Kâhinin işi bu.

Ondan sonra: "İyilik yapmayı ve sizde olanı başkalarıyla paylaşmayı unutmayın, Çünkü Tanrı BU TÜR KURBANLARDAN hoşnut olur"Gene Kâhinin işi!

1.      Petrus 2:4-5, 9-10 Mesih'e inananların birer kâhin olduklarını açık şekilde ortaya koyuyor:

"İnsanlarca reddedilmiş, ama Tanrı ya göre seçkin ve değerli olan diri taşa, Rab'be gelin. O sizi diri taşlar olarak ruhsal bir konutun yapımında kullansın. Böylelikle, İsa Mesih aracılığıyla Tanrı'nın beğenisini kazanan ruhsal kurbanlar sunmak üzere kutsal bir kahinler topluluğu olursunuz. " "siz seçilmiş bir soy, Kral'ın kâhinleri, kutsal bir ulus, Tanrı'nın öz halkısınız. Sizi karanlıktan kendisinin şaşılacak ışığına çağıran Tanrı'nın erdemlerini ilan etmek için seçildiniz"

Bazı kiliselerde bir ruhban sınıfı var. Yani ruhani sınıfa mensup olanlar var, olmayanlar da var. Bu düşünce yanlış. Ama "Ruhani sınıf yok" dememiz de yanlış! Tam ters: Ruhani sınıfa mensup olmayan Mesih inanlısı yok! Hepimizin Tanrı'ya yaklaşma hakkı var. Her gerçek inanlı kâhindir. Tanrı'nın "Kutsalları" olarak Tanrı'ya tapınmaya adanmış. Kurbanlar sunmaya adanmışız. Birer kâhiniz.

B) Kâhinlerin Ayrıcalığı (Mezmur 84)

(1-2)  "Ey orduların Rabbi, meskenlerin ne sevimlidir!

Canım Rab'bin avlularını özlüyor, hattâ bayılıyor;

Yüreğim ve bedenim hay Allah’ı sevinçle terennüm ediyor...

(4)       Senin evinde oturanlar ne mutludur! Daima sana hamdederler...

(9-11)     Ey kalkanımız olan Allah, bak, ve mesihinin yüzünü gör.

Çünkü avlularında bir gün, bin günden iyidir.

Kötülük çadırlarında oturmaktansa, Allah'ın evinde beşikte durmak benim için iyidir.

Çünkü Rab Allah güneştir ve kalkandır; Rab inayet ve izzet verir... "

Burada kâhin olmanın ayrıcalığını görüyoruz. Tanrı'nın evinde oturmak! Tanrı'nın kutsal huzurunda daima kalmak. Onun huzurunda sevinç, güzellik, izzet var. Yazdığı başka bir mezmur da Davut şöyle diyor: “Sevinçler tokluğu senin önündedir, Sağında daima nimetler vardır! (Mez.16:11)

İsrail oymaklarının arasında Kâhinlerin payı Rab'bin Kendisiydi

Bugün bu tapınak düzenine bakarak kâhinlik görevini nasıl yerine getirebileceğimize bakalım. Tanrımızı nasıl hoşnut edebiliriz? İbadetimiz ne?!

II KÂHİNLERİN AVLUDAKİ GÖREVİ.

A) Tunç. Yakılan Kurban Sunağı

Burada Kâhin yakılan kurbanları Tanrı'ya sunardı. Kurban edilen hayvan          veya ekmek ateşte yanıp Tanrıya güzel kokulu sunu olarak yükselirdi. Bu sunak kâhinliğin temeliydi. Günah sorunu burada hal edilirdi.

Mesih'in Çarmıhı bizim sunağımızdır. Her şeyden önce buraya geliyoruz, işlediğimiz günahlarımızı itiraf edip Çarmıhta aklanıyoruz. "İsa'nın kanı bizi her günahtan arındırır...günahlarımızı itiraf edersek, güvenilir ve adil olan Tanrı, günahlarımızı bağışlayıp bizi her kötülükten arındıracaktır " (1.Yuh.1:7,9)  Burada Mesih'in yaptıklarını tekrar ve tekrar benimsememiz gerek.

Burası "KIRILMA YERİ"! Kendimizi alçaltma yer.

51'inci Mezmur’a bakalım:

(1-2)  "Ey Allah, inayetine göre bana acı; Rahmetinin çokluğuna güre isyanlarımı sil.

Fesadımdan beni büsbütün yıka, ve suçumdan beni temizle...

(4):       Sana, ancak sana karşı ben suç ettim, ve Senin gözlerinde kötü olanı işledim...

Beni zufa ile temizle de pak olurum (Fısıh kurban kanını sürmek için kullanılan ot)

Beni yıka da kardan ak olurum....

(10)   Bende temiz yürek yarat, eyAllah; ve içimde doğru ruh tazele...

(11)   Bana kurtarışının mesarretini geri ver!

(17)ALLAH'IN KURBANLARI KIRILMIŞ RUHTUR;

Ey Allah, kırılmış ve ezilmiş yüreği hor görmezsin. "

Burada affedildikten sonra kötü vicdandan arındırılmış olarak her şeyimizi gün be gün Tanrı'ya sunuyoruz: Kendimizi Yaşayan kurbanlar olarak sunuyoruz. Rom 12:1-2'de Kutsal Ruh şöyle diyor:

"Bunun için ey kardeşler, kendinizi Tanrı'ya diri, kutsal, O'nu hoşnut eden kurbanlar olarak sunmanız için Tanrı'nın merhameti uğruna size yalvarırım RUHSAL TAPINIŞINIZ BUDUR. "

BİZİM ASIL İBADETİMİZ BUDUR! Sadece bir takım dinsel işler, bir ayin değil! Yaşayan bir kurban! Bedenimiz, isteklerimiz, yüreklerimiz, sevgilerimizi hayatımızın her kısmını Tanrı'ya veriyoruz. Kâhinler olarak Tanrı'ya ruhsal kurbanları sunuyoruz. Bu kurbanların ilki de kendimiz. BURADA KENDİMİZİ TANRI'YA TAKDİS ETMEKTE KÂHİNLİĞİMİZ BAŞLIYOR

B) Tunç Leğen

Burada leğenin suyunda Kâhinler elleriyle ayaklarını yıkarlardı (Çık.30:171). Bunu yapmadan tapınağa kesinlikle girilmezdi,

Bu yıkanma bizim için de gerekli. Leğenin suyu Tanrı'nın Sözünü simgeliyor: "genç adam yolunu ne ile temizler? Senin sözüne göre onu tutmakla" (Mez.l19:9). Mesih topluluğunu temizler kendi tanrısal sözüyle: "Mesih, inanlılılar topluluğunu suyla yıkayıp Tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti" (Efes. 5:26).

Her gün Rab'bin sözüyle günün kirliliğini yıkamamız lazım. Yaşadığımız dünya bizde kötü düşünceler yaratır, ruhumuzu lekeler. Kutsal Ruh, sözü kullanarak bizi tazeler, kutsal kılar. Kitap şöyle diyor: "bedeni ve ruhu lekeleyen her, şeyden kendimizi arındıralım!" (2.Kor. 7:1 ) Bu çağın gidişine uymayın; Tanrı'nın iyi, hoş ve mükemmel isteğinin ne olduğunu ayırt etmek için düşüncenizin yenilenmesiyle değişin (Rom l2:2) 

III. KÂHİNLERİN KUTSAL YER'DEKİ GÖREVİ

Başta okuduğumuz ayetlere dönelim:

"Buna göre yüreklerimiz kötü vicdandan arınmış ve bedenimiz temiz su ile yıkanmış olarak, imanın verdiği tam güvenceyle, yürekten bir içtenlikle Tanrı'ya yaklaşalım."

Avludaki iki eşyadan geçerek bu iki şart tamamlanır:

1.      Sunakta günahlarımızın bağışına sahibiz, yüreklerimiz kötü vicdandan arındırılır

2.      Leğende düşüncemizin yenilenmesiyle değişerek bedenimiz temiz su ile yıkanır

Bunun sonucu da imanın verdiği tam güvenceye kavuşuruz. Çok önemli. Tanrıya böylece yaklaşanlar tam yaklaşırlar. Üstelik yürekten bir içtenlik lazım. Şimdi Kutsal Yere korkmadan giriyoruz. Perdenin yırtıldığı için artık engel yok. Antlaşma sandığın bulunduğu yerde yalnız Tanrı’nın göründüğünü öğrendik. Bizde Tanrıyla buluşmak için buraya gitmemiz gerekir. Yani en kutsal yere. İşte buraya gitmemiz için engel kaldırıldı. Biz tapınmakla bu en kutsal yere giriyoruz.

Kahinler bu yere girmek için ne yapıyorlardı.

a-      Kandilliği yakıyordular b- Adak (huzur) ekmeğini sofraya koyuyorlardı. c- Altın sunağın üzerinde buhuru yakıyorlardı.

Biz Tanrıya yaklaşırken bunları yapıyoruz aslında. Şimdi bu ayrıntılara bakalım.

A)    ALTIN KANDİLLİK

Burada kâhin her gün yedi kandili halis zeytin yağıyla doldurur, "Daima Rab'bin önünde...yanmak üzere" kandilleri hazırlardı. (Lev.24:1-4)  (Tanrı ışıktır ve ışık verendir.)

 Kutsal Ruhla dolup O'nun yönetiminde yaşayarak ışıkta yürümemiz lazım. O'nun önünde tamamen açık, dürüst olacağız. İkiyüzlülük olmasın. Ruh'a uyan bir imanlı Ruh'la ilgili işleri düşünür. Ancak bu şekilde Tanrı'yı hoşnut edebilir.

Bazılar hayatlarını gizlemeye çalışırlar. Olduğundan farklı görünmeye çalışırlar. Ama "ışıkta yürümek" olduğumuz gibi görünmek demek.

“Kudretle değil, kuvvetle değil, ancak Benim Ruhumla” Orduların Rabb’i diyor. Bu ruhun kandilliği bizde yanmıyorsa, boşa uğraşıyoruz. Yağ lazım. Ruhu kederlendirmeyin, söndürmeyin!

B)    ALTIN ADAK EKMEKLERİ SOFRASI ; Paydaşlık ve Yaşam

Burada kâhin her sept günü ince undan pişirdiği 12 pideyi "Rab'bin önünde sofra üzerinde, her sırada altı olmak üzere, iki sıra olarak " koyardı. Her iki sıra üzerine saf buhur koyardı. Her Sept günü kahinler sofradan alınan pideleri kutsal yerde yerlerdi (Lev.24:5-9)

Bu sofra hem Tanrı için hem de kâhinler içindi. "Rab'bin önünde" O'nun zevki için duruyordu. Aynı zamanda kâhinler ondan yiyorlardı. Burada bir paydaşlık söz konusudur. Kâhinlerin beraberliği Tanrıyadır. Tanrı bizimle arkadaş olmak ister. Tanrı bizden biz de O'ndan hoşlanarak. O'nun sevgisini tadarak.

Tanrıyı tanımak demek böyle yüce bir zevkle yaşamak demek. Rab’bin huzuru bizim ekmeğimiz ve yaşamımız.

Mesih şöyle diyor: "İşte kapıda durmuş, kapıyı çalıyorum. eğer biri sesimi işitir ve kapıyı açarsa, onun yanına gireceğim, ben onunla ve o da benimle, birlikte yemek yiyeceğiz." (Esinleme:3:20)

C)    ALTIN BUHUR SUNAĞI (Tanrıya seslenme)

Bu sunakta kahin her sabah ve akşam saf buhur yakıp Tanrı’ya sunardı.

“Kutsalların duaları olan buhur” (Esinleme 5:8  "kutsalların" dualarıyla,yani bu olay inanlı kâhinin tapınışıydı.

Tapınış: Övgüler, Şükürler, Hamtlar, Dualar, Dilekler ve yalvarışlar var burada. Kâhinliğimizin orta noktası bu: "Bu nedenle İsa'nın aracılığıyla Tanrı'ya sürekli övgü kurbanlarını, yani O'nun adını açıkça anan dudakların meyvesini sunalım." (İbr.13:15). Her Sabah, her akşam, en azından bu zevkli görevimizi yerine getirmemiz lazım. “Duam denin önünde (dikkatli ve düzenli) buhur gibi. El kaldırışım akşam takdimesi (kurbanı) gibi olsun.” (Mezmur 14:2)

 Bütün yaptıklarımızın O’na ruhsal bir kurban olması lazım: "İyilik yapmayı ve sizde olanı başkalarıyla paylaşmayı unutmayın. Çünkü Tanrı bu tür , kurbanlardan hoşnut olur. "(İ br.1 3:1 6)

D)    ALTIN ANTLAŞMA SANDIĞI (Lütuf Tahtı)

"Bizi kendi yüceliği ve erdemiyle çağıranın Tanrısal gücü, kendisini tanımamızın sonucu olarak bize, yaşamamız ve Tanrı yolunda yürümemiz için gereken her şeyi vermiştir" (2. Pet.1 :3). Sorumluluk bizde.

Musa her şeyi Rab bin emrettiği gibi yaptı ve işi bitirdi. Ama bu çadırı ve eşyayı her hangi bir çadır ve eşyadan ayıran ne var? Bir tek şey: Tanrı'nın kendisi. O oradaydı. "çadırını izzetimle takdis edilecek. ve toplanma çadırını, ve mezbahı takdis edeceğim; ve Harun ve oğullarını, bana kahinlik etmek için, takdis edeceğim" (Çıkış 29:43-44). Tanrı'nın yüceliği bu normal basit maddeleri kutsal kıldı, onları değiştirip takdis etti. "Rab bin izzeti meskeni doldurdu" (Çıkış 40:34).

Şimdi bizi her hangi bir kişiden ayıran bir şey var mı? Olması lazım, çünkü aynı Rab, içimizde izzetiyle yaşıyor.

Ama eğer gizli, hiç hayatımızda Tanrı’yla ilişkimiz kesilmişse vay halimize! Bizi sofra paydaşlığına davet eden Rab şöyle diyor; "Ne soğuksun, ne sıcak. Keşke ya soğuk ya da sıcak olsaydın! Oysa ne sıcak ne de soğuksun, ılıksın. Bu yüzden seni ağzımdan kusacağım!...” (Esinleme 3:15-16)

Eğer hayatımızın her alanında bir kahin olarak yaşamaya başlarsak, ne mutlu bize. Tanrı’nın huzurunda sevinçler tokluğu var. Ama, Tanrı’nın görkemi tapınakta (yüreğinde) değilse... BOŞUNA

Hüseyin Tüfekçi


"Ben iyi çobanım" diyen . . . İSA . . . ile ilgili bilgi edinmek isterseniz aşağidaki adrese yazın:

P.K. 52 Beşiktaş-Istanbul

Veya e-posta (kapsam@kapsamgazetesi.com) gönderin.

 

Arşiv Konuları

Dua Nedir

Uluslara Gidin

Kaygılanmayın

Kilise Yönetimi

Tanrıya Vermek

İlk Sevgiyi Unutmak

Üçlü Birlik 

Kiliseye Gitmek

Müjdeden Utanmıyorum

Çarmığa Gerilenin Öyküsü

Mükemmel Kitap

6-7 Eylül Olayları

İnsanın İsyanı (Tufan)

Vizyon


55

 



©Copyright 2001 Kapsam