ARŞİV

Ana Sayfa Künye Biz Kimiz Bize e-posta gönderin Abonelik
İlginç Seri
Aktüel
Sizin Sayfanız
Gündem
Arşiv
Çeşitli Siteler
Kilise Adresleri


 

 

 

MESİH ÖĞRENCİLİĞİ:

Kilise Yönetiminin Görevi

Bazı kiliseler Kurtuluş konusunu ön plana çıkartırlar. Bunlar ateşli müjdecidirler ve burada kürsüden verilen her vaaz insanları harekete geçiremeyi amaçlıyan bir kurtuluş mesajını içerir.

Diğer kiliseler Hıristiyan yaşamını ön plana çıkartırlar. Bu kiliselerde zaferli Hıristiyan yaşamı konusunda yoğun bir şekilde Kutsal Kitap bilgisi öğretilir. Toplantılarının kapanışında, imanlılara vaazda belirtilen konularda ellerini kaldırıp bağlılık sözü vermeleri için bir fırsat verilir; veya bu konuda bir davet bile olmayabilir.

Bazen bu iki değişik türdeki kilise diğer kilisenin görüşlerine karşılık olarak kendi görüşlerini doğru çıkartmaya çalışırlar. Belirtmek isterim ki bu iki görüşün birleşmesi ile birlikte bir kilisenin verimli olabilmesi mümkündür. Müjde sayesinde insanlar kiliseye gelirler , fakat aynı zamanda Hıristiyanlar büyümeli ve olgunlaşmalıdırlar.

Ruhsal doğuş ve olgunluğa yürüme süreci İsa Mesih’in öğrencilerine yaptığı son konuşmada öngördüğü süreçtir. Matta 28:19 ve 20 de İsa sadece müjdeyi yaymakla kalmayın dedi. İsa dedi ki , öğretin, vaftiz edin ve buyruklarıma uymayı öğretin. Üç adım sıralanmıştır.

1. Kurtulmamış insanlara gerçeği anlatın. Onlara vaaz vermeyin. İnsanların Müjdenin derinliğini beş dakikada kavramalarını beklemeyin. İman gerçeklerin anlaşılmasından doğar (Romalılar 10:17). Bunun için henüz kurtulmamış olan insanlara mümkün olduğu kadar çok gerçekleri anlatmaya gayret edin ve imanlarının kök salmasına ve filizlenmesine fırsat verin (Matta 13:3-8).

2. Adım: İman ettiklerini söyleyenlerin imanını onaylayın. Vaftiz bir kişinin Mesih’e ait olduğunun açık tanıklığıdır.  Bir kişiyi bu konuda yönlendirmek kişinin içtenliği konusunda da bir kanıttır.

3. Yeni öğrenciler edinin ve onları olgunluğa eriştirin. İsa Mesih oniki öğrencisini kendisi cennete döndükten sonra O’nun işlerini sürdürebilmeleri için onları hazırlamak amacı ile çağırmıştır. O’nun öğrencileri İsa Mesih’ten öğrendikleri herşeyi aktarabilecekleri yeni öğrenciler bulmak zorundaydılar. Bu üç nokta da çok önemlidir: müjdecilik, tanıklık ve Mesih öğrenciliği. Hiçbiri diğerine göre daha önemli olamaz.

Asıl Problem

Bugünkü kiliselerde asıl problem yerel kiliselerde bu konulardan birine diğerlerinden daha fazla önem veriliyor olması değildir. Asıl problem çoğu kilisede bu konuların hiçbirinin yeteri kadar veya verimli bir şekilde uygulanmıyor oluşudur. Müjdelemeyi ön plana çıkartan kiliselerde müjdeleme sadece birkaç kurtulmuş insanın hazır bulunduğu kilise binasının dört duvarı arasında kalır. Hıristiyan yaşamını ön plana çıkartan kiliselerde ise insanların yüreklerinde kavramların kökleşmesine çok az katkıda bulunan ateşli konular üzerinde müthiş bir enerji harcanır. Tanıklığa (yeniden doğuştan vaftiz tanıklığına kadar geçen ilk öğrencilik süresi) sürecine gerekenden çok daha az bir önem verilmiş ve böylece çocukluk sürecindeki Hıristiyanlar ruhsal açıdan uzun süre yetersiz bir beslenme ile karşı karşıya bırakılmıştır.

Kilise ise bu arada sadece büyük bir parti kutlaması ile meşguldür. Çok eğlenceye sahne olmasına rağmen kilise pek birşey başarılmamaktadır. Balonlar, konfeti ve anlamsızlığın ortasında gerçek kilise ümitsizliğe düşmüştür.

Çözüm

Tanrı’nın evi olan kilisede davranışlarımıza nasıl dikkat etmeliyiz (1. Timoteyus 3:15)? Bu sorunun çözümü için birinci yüzyıllardaki kiliselerde olduğu gibi bugünde birçok cevaplar üretiliyor. Tanrı bu konuyu kendi sözü aracılığıyla Timoteyus ve Titus’a yazılan mektuplarda açıklığa kavuşturmuştur. Öncelikle Tanrısal söz ve öğretinin yaşanarak ve tecrübe ederek öğrenilmesi ve kilisede her nesilin gelecek nesili gerekli şekilde yetiştirmesi ve donatmasının büyük önemi Tanrı sözünde açıkça vurgulanır (2. Timoteyus 2:2).

Elçi Pavlus müjdenin kendisine emanet edildiğini anlamıştı (1. Timoteyus 1:11). İsa Mesih onu güvenilir bulmuş ve hizmete atamıştı (1. Timoteyus 1:12), ve onu vaiz, elçi ve öğretmen olarak atamıştı (2. Timoteyus 2:7). Fakat Pavlus hizmette kendi görevini bitirdikten sonra hizmet bitmiyordu. Hız kaybedilmemesi için bu işte devam edecek genç adamlar hazırlaması gerekiyordu.

Timoteyus ve Titus’a yazılmış olan mektuplar bu genç adamların işleri yürütebilmeleri için gerekli olan birçok talimat ile doludur. Ve aynı zamanda onlara kendilerinin yerlerini alacak adamların gerekli şekilde hazırlanmasının ne kadar önemli  olduğunu anlatır. Bazıları öğretmen olmak ister der, ama ne söylediklerini bilmezler (1. Timoteyus 1:7). Bazıları kilisede lider olmak isteler ama onlar daha çıraktırlar (1. Timoteyus 3:6).

Vurgulanması gereken nokta herhangi bir işte becerikli olmak istiyenler verimli bir şekilde çalışmaya başlamadan önce işin kurallarına göre hazırlanmalı (2. Timoteyus 3:5) ve içeriğini yaşıyarak ve tecrübe ederek öğrenmelidir (2. Timoteyus 3:6). Bu bağlamda Pavlus’un Timoteyus’a verdiği görev  Tanrı’nın kendisine verdikleri hakkında derin derin düşünmesi ve kendini tamamen bu işlere vermesidir (1. Timoteyus 4:15). Bu yolda ilerlemeli ve aynı öğretide devam etmelidir (1. Timoteyus 4:16). Kendisini topluluğa okumaya, öğütte bulunmaya ve öğretiyi öğretmeye vermelidir. [“Ben yanına gelinceye kadar” (1. Timoteyus 4:13) eğitimde sorumluluğun önemini gösteriyor.] Sağlam söze sımsıkı sarılmalı (2. Timoteyus 1:13) ve gerçeğin bildirisini doğru kullanarak kendini kabul edilebilir birisi olarak sunmaya çalışmalıdır (2. Timoteyus 2:15).

Bu üç disiplinin sonucunda Timoteyus imanlılara kutsal sözde, konuşmada, yardımda, ruhta, imanda ve saflıkta örnek olabilirdi (1. Timoteyus 4:12). Titus ise iyi işlerde örnek olabilecekti: öğretide kusursuz, ağırlıklı ve içten olmak, ve kimsenin kınayamayacağı doğru sözler söylemek (Titus 2:7). Ve böylece hizmet için temellenmiş, hazırlıklı ve teçhiz edilmiş olarak (2. Timoteyus 2:21, 3:16) Tanrı’nın kilisesinde insanlara nasıl davranmaları gerektiğini öğretmek için donatılmış olacaklardır (1. Timoteyus 1:3; 4:6, 11; 5:7; 6:, 17; 2. Timoteyus 1:14; 4:2; Titus 1:5; 2:1,9; 3:1,8). Fakat kendilerinden sonra çalışacak olanları hazırlamayı ihmal etmemelidirler (2. Timoteyus 2:2).

Kilisenin gelecekte varolabilmesi gelecek nesillerde Tanrı hizmetini devam ettirebilecek kişilerin verimli bir şekilde eğitilmesine bağlıdır. Sadece kilisedeki temel faaliyetlere katılmak yeterli değildir. Kilisenin görevi devamlı olarak Mesih öğrencisi yetiştirmektir.

Öğrenci Yetiştirmek isteyen kiliseler ne yapabilir?

1. Mesih öğrenciliği insanların Mesih İsa’ya gelmeleri ile başlar. Dünyada amaçsızca dolaşan birçok insan vardır. Bunların gerçeklerden haberdar edilmesi gerekmektedir çünkü gerçekleri öğrenmeden ümitsiz olarak yaşamaya devam ederler. İşin can alıcı noktası kilise üyelerinin dünyadaki amaçsızca dolaşan bu kalabalığa hile ve oyuna dayanmadan gerçeği anlatmasıdır. Bu insanları İsa Mesih’e özgürlüğe kavuşturan bir yöntem değil sadece gerçektir, tek başına gerçektir.

2. Kilisenin hizmet etmesi gereken başka bir grup daha vardır - kiliselerdeki çoğunluk. Bunlar yerel kiliseler ile herhengi bir bağlantısı olan insanlardır. Bunlar kurtulmuş veya henüz kurtulmamış olabilirler. Bu kişiler düzenli olarak bütün toplantılara katılanlar, bazı özel toplantılara düzenli olarak katılanlar, veya en azından yerel kiliselerden bir tanesini “benim kilisem” olarak tanımlayanlar olabilirler. Bu grup şu unsurları içerirler:

I. Doyumlular: Bu kişiler bir yerel kilise ile bir bağ kurmak isterler fakat devamlı ve dayanıklı bir iman sergileyemezler. Mevcut durumun devamı onları rahatsız etmez. Doyumluların meraklarının uyandırılması gerekmektedir. Bu kürsüden öğretiş vermeye teşvik ederek, kişisel teşvik veya öğüt ile veya kendi insani ihtiyaçlarının karşılanabileceği iyi Samiriyeli faaliyetleri ile başarılabilir.

II. Meraklılar: Bu insanlar soru soranlardır. Kendi hayatlarında ruhsal bir bozukluk olduğunun farkına varırlar ve İsa Mesih ve Kilise tarafından önerilen çözüm önerilerini öğrenmek isterler. Meraklıların Mesih İsa’yı iman ve itaat ile izlemeye teşvik edilmeye ihtiyaçları vardır.

III.Uyumlular: Bu kişiler kendilerini Mesih İsa’ya itaat ile adamaya ve küçük fakat gerçek öğrenci grubuna girmeye hazırdırlar. Kilise uymlulara öğreti bilgisi ve özel hizmet becerileri konusunda eğitim olanakları sağlamalıdır.

3. Büyüme ve olgunluk konusunda gerçektende ciddi olarak düşünenler küçük bir gruptur. İsa Mesih’in dünya üzerindeki kendi hizmeti ile aynı şablonu izler.

Kendisinin onlara verdiklerini aynen diğer insanlara verebilmeleri için küçük bir grup insanı eğitmiştir. Kilisede kendi uyumlu üyeleri için benzer bir eğitim sağlamalıdır. Onları herşeyin üzerinde etkili bir hizmet için çok önemli olan Tanrı sözü öğretisi konusunda eğitmek gereklidir.Fakat aynı zamanda öğrencilerin hizmette aktif olarak katılması ile öğrenmelerine olanak sağlanmalıdır.

Üzücü Olan Bir Yorum

Yüzyılımızın ilk kısımlarında ülkede İncil Kolejlerinin doğmasına sebep olan büyük bir hareket vardı. Bu kuruluşlar Mesih öğrencilerine profesyonel eğitim sağlayarak kiliseye büyük katkıda bulunmuşlardır. Fakat aynı zamanda, inanıyorum ki burada bir çelişki vardır. İncil Kolejleri kiliseye seçkin bir şekilde yardım ettiler, bununla birlikte birçok yerel kilisenin kendi sorumluluklarına karşı duyarsızlaşmasına yol açtılar. Yerel kiliseler kendilerine yeni öğrenciler bulmak için çok meşgul ve çok bağımlıydılar. İncil Kolejlerinin bunları kendileri için yapmasına izin vererek rehavet içine girdiler. Ve şimdi yerel kiliseler yeni nesili hazırlamak konusundaki sorumluluklarından haberdar değildirler. Başka yerlerden sınırsız sayıda vaiz ve misyoner sağlanacağına inanmış durumdadırlar. Elimizdekileri kullandığımızda bankaya gideriz ve biraz daha alırız düşüncesiyle hareket ediyorlar.

Ne Yapacağız?

Günün gidişatına uyabilir ya da radikal birşeyler, yani Kutsal Kitapta bize emredilenleri yapabiliriz. Bizler çeşitli düzeylerde kiliseye bağlanarak çoğunluğun üyeleri olmayı kabul edebilir veya bazılarımız öğrenciliğe olan çağrıyı kabul edip kilisenin gelecek nesillerini hazırlamayı ciddi bir şekilde düşünebiliriz. Ayrılma vakti geldiğinde kilisemizin hala ayakta kalabileceğini ümit edebilir veya bizim yerimizi alması için başkalarını hazırlamakla uğraşabiliriz. Veya Rabbin gelişinin çok yakında olduğuna inanarak hiçbirşey yapmayabiliriz.

Hüseyin Tüfekçi


"Ben iyi çobanım" diyen . . . İSA . . . ile ilgili bilgi edinmek isterseniz aşağidaki adrese yazın:

P.K. 52 Beşiktaş-Istanbul

Veya e-posta (kapsam@kapsamgazetesi.com) gönderin.

 

Arşiv Konuları

Dua Nedir

Uluslara Gidin

Kaygılanmayın

6-7 Eylül Olaylar

Tanrıya Vermek

İlk Sevgiyi Unutmak

Üçlü Birlik 

Kiliseye Gitmek

Müjdeden Utanmıyorum

Çarmığa Gerilenin Öyküsü

Mükemmel Kitap

Tanrıya Yaklaşalım_1-2

İnsanın İsyanı (Tufan)

Vizyon


55

 



©Copyright 2001 Kapsam