ARŞİV

Ana Sayfa Künye Biz Kimiz Bize e-posta gönderin Abonelik
İlginç Seri
Aktüel
Sizin Sayfanız
Gündem
Arşiv
Çeşitli Siteler
Kilise Adresleri


 

 

 

KAYGILANMAYIN YARGILAMAYIN

 (Matta 6:25-34 ; 7:1-16)

Yarın için kaygılanmayın, yarının kaygısı yarının olsun.

Başkasını yargılamayın ki, siz de yargılanmayasınız.

İncil’in Matta bölümünde ilgimi çeken bşir konuyu bu hafta sizinle payaşmak istiyorum.

 Matta 6: 25-34 ve 7:1-6 Burada İsa bizlere iç bir şeyden kaygı çekmeyin derken diğer bölümde de yargılamayın yargılanmayasınız diyor. Bu iki konunun arka arkaya gelmesi ilginç değil mi?

Yani önce kaygılanmaman gerekir daha sonra yargılamaman gerekir. Bu ne demektir? İsterseniz önce Kaygılanma konusuna bakalım.

Kaygı bildiğiniz gibi bir şeyin olacağından şüphe duymaktır. Bu bir bakıma güvensizliktir. Bir Mesih inanlısı için Tanrı’nın bütün gereksinimleri karşılayacak sözü var. Bu söz karşısındaki tutumu çok önemlidir. Kutsal kitabı okuduğumuzda bir Mesih inanlısının gelecek hakkında kaygı çekmesinin, Tanrıi’ güvensizlikle aynı anlam taşıdığı görülecektir.

Tanrı’nın bize bakmadığı konusunda şüpheyi yansıtır. Bu da onun sevgisine gölge düşürür. Bu tür kaygılar bizimTanrıya vereceğimiz enerjiyi harcamamıza neden olur. Hatırlayın Tekvin kitabında Tanrı insanı nasıl yarattı? O bizi kendi benzerliğinde yaratığını biliyoruz. O bizim bedenlerimizi efendimiz olarak değil kölemiz olsun diye yararttı. Yani bedenlerimi bizi yönetmemeli biz bedenlerimizi yönetmeliyiz.

İsa Mesih bir inanlının kaygılanmaması konusunda güvence olarak değişik örnekler verdi. Bu örnekleri verirken kullandığı örnekler Tanrı’nın  bizlerin gereksinimleri nasıl sağlayacağını ispatlıyordu. Verdiği kuş örneğine bakalım: Kuş çaresiz bir hayvan bir bakıma insan gibi değil. Ne eker ne de biçer ama yaşamını sürdürüyor. Bizler kuşlardan çok daha değerli olduğumuza göre Tanrı’nın sağlayışını ve bizimle olan ilgisini tahmin edebilirsiniz.

Şimdi diyebilirsiniz O ne güzel Ben Mesih İnalısıyın Tanrı benim her şeyimi tedarik ediyor, çalışmama gerek yok. Bu çok yanlış bir uygulamadır. Pavlus bu konuda (2. Selanikliler 3:10) “Çalışmak istemeyen, yemek de yenmesin” Bu bir çelişki gibi görünüyor ama değil. Biz dünyada bulunduğumuz süre içinde dünyasal gereksinimlerimizi karşılamak için çalışmak zorunda olduğumuzu biliyoruz. Bu gereklidir. Burada anlatılmak istenen Bir mesih inanlısının geleceğini güvence altına almak için ihtiyacından fazla biriktirip yavaş yavaş biriktirdiklerinle daha fazla zaman geçirmesidir.

Yani burada yaşantınız giyecek yiyecek biriktirmekle geçmesin bunlardan daha değerli şeylerde var. Diyebilirsiniz ki bunlardan değerli ne olabilir.

33. ayette Rab bizimle bir antlaşma yaparak, şöyle der: “Tanrı’nın işlerini yaşantınızda ilk sıraya koyarsanız, ben de gelecek gereksinimlerinizi garanti altına alacağım.

Dünyadaki insanlar her zaman sosyal güvenlik programı yaparak insanların geleceklerini garanti altına tutmak isterle fakat bir süre sonra bu programları artık uygulayamaz hale gelirler, yani yapılan işler geçiçi olarak işlev görür. Oysa Tanrı’nın sosyal güvenlik programı her inanlı için kalıcı ve sonsuzdur. Bu güvenlik programdan yararlanmak için bir sürü evrak doldurmanıza gerek yok. Tek şey var o da “Rab için yaşamaktır” yani bütün işlerden önce Rab’bin isteklerini bilmek ve onları yerine getirmektir. Bu şekilde yaşayan kişinin hayatı garanti altındadır. Bu Rab’bin işinde yatırımdır.

Yargılamayın:Kaygılanma ve yargılama konuları birbirine çok yakın konulardır. Bir kimse kendini Rab’bin işlerine verdiğnde herşey bitmiyor. Ben Mesih inanlısıyım diyen herkes acaba Mesih inanlısı mı?

Bir kişi Mesih inalısı olduğunu en çok yaşantısında gösterir. Bir Mesih inanlısı her şeyden önce kendini tamamen Tanrı’nın ellerine teslim etmiştir. Yani tüm gereksinimlerinin Tanrı tarafından karşılanacağına emindir. Burada hassas bir konuya girmek istiyorum. Kendini Mesih’in kollarına bırakmış bir insan rahatça zengin bir inanlıyı eleştirmektedir. Veya ailesinin gereksinimlerini garanti altına almak isteyen inanlılar İsa’nın sözlerini yavaş yavaş yumuşatma yoluna gitmektedirler. Hiç kimse tamamen imanla yaşayamayacağında eleştirisi uygunsuzdur.

Yani Tanrı bize kesin bir buyruk veriyor yargılamayın!

Yuh: 7:24 ve Yakup 2:1-4 dış görünüşe göre yargılamayınız der

1.Kor 4:1-5 Başka bir inanlının yaptığı hizmetleri yargılamayın

Yakup 4:11-12 Başka bir inanlıyı hakkında kötü konuşarak yargılamamalıyız

Bu sözlere karşı bazı kardeşler ne yazıkkı yanlış davranıyorlar. Yargılayamayız diyerek İncilden bazı tavizler verilmekte ve yaşam bozuklukları oluşmaktadır. Acaba bir İnanlı olarak biz başkasını yagılayabilirmiyiz?

Yeni antlaşmada başkaların öğretişle ve yaşantılarıyla ilgili bir çok yargılama örnekleri vardır. Bunlara ek olarak iyi ve kötü arasında yada iyi ve en iyi olarak inalılar karar verebilir görüş bildirebilirler.

Örnek verecek olursak

1-      İnanlılar arasında dava olursa kilise üyeleri önünde halletsinler Mat 18:17 ; 1 Kor. 5:9-13

2-      Yerel kilise ciddi günahları yargılamalıdır ve gerekli davranışta bulunmalıdır Mat 18:17 ; 1 Kor 5:9-13

3-      İnanlılar, öğretmenlerin ve vaizlerin öğretişlerini Tanrı’nın sözünde yargılamalıdırr Mat 7: 15-20

4-      İnanlılar başkalarını inanlı olup olmadıklarını Pavlus’un 2.Kor 6:14’deki buyruğuna itaat etmek için ayırt etmelidirler.

5-      Kilisedeki kişiler, kimlerin topluluk gözetmeni ve görevlisi olmak için gerekli özelliklerini yargılamalıdır. 1. Timeteyus 3:1-13

6-  Kutsal kitaptaki öğretişe göre davranmalıyız. 1.Selanıkliler 5:14

Kısacası bir inanlı olarak davranışlarımız çok önemlidir kendimizde bir hata varken başkalarında hataları görmek ve eleştirmek doğru değil önce kendi hatalarımızı düzeltmeliyiz

Sonuç olarak biz inalılar her şeyden önce Tanrı’ya güvenmeliyiz. O bir baba gibi herşeyi tedarik edeceğine inanmalıyız. Bu inançla yaşam mücadelelerinde dikkatli olmamız gerekir. Yaşantımızda öncelik Tanrı’ya ait olmalıdır. Eğer hala gelecek için kaygı duyuyarsak bşizim çarmı önüne gitmemiz gerekmektedir. Yani daha öğreneceklerimiz var demektir.

Önce gör sonra iman et değil. Önce iman et sonra gör.

Hüseyin Tüfekçi


"Ben iyi çobanım" diyen . . . İSA . . . ile ilgili bilgi edinmek isterseniz aşağidaki adrese yazın:

P.K. 52 Beşiktaş-Istanbul

Veya e-posta (kapsam@kapsamgazetesi.com) gönderin.

 

Arşiv Konuları

Dua Nedir

Uluslara Gidin

6-7 Eylül Olayları

Kilise Yönetimi

Tanrıya Vermek

İlk Sevgiyi Unutmak

Üçlü Birlik 

Kiliseye Gitmek

Müjdeden Utanmıyorum

Çarmığa Gerilenin Öyküsü

Mükemmel Kitap

Tanrıya Yaklaşalım_1-2

İnsanın İsyanı (Tufan)

Vizyon


55

 



©Copyright 2001 Kapsam